ABD ve Batı aynı tezgahınpeşinde

Finans kapitalin ünlü seslerinden ABD merkezli Forbes dergisi, “Orta Doğu'da Bir Kayıp Daha - Türkiye/İsrail Ortak Gaz Arayışı” başlığıyla dikkat çeken bir analiz yayınladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İsrail ile yaşanan askeri çatışmada güçlü ve tavizsiz bir şekilde HAMAS yanlısı bir tutum sergilediğini vurgulayan dergi, “Bunu yaparken de yakın gelecekte Doğu Akdeniz'de doğal gaz arama ve boru hattı inşası konusunda İsrail ile Türkiye'nin ortaklaşa gerçekleştireceği olası keşif çalışmalarını torpilledi.” diye yazdı.

 

 

EAST-MED YENİDEN CANLANDIRILABİLİRMİŞ!

İki ülke arasında sonlandırılan enerji işbirliğinin ardından İsrail'in yeni bir yol çizmesi gerektiğini kaydeden Forbes, “İsrail artık Yunanistan ve Kıbrıs (Güney Kıbrıs) ile 2022'de rafa kaldırılan ancak yeniden canlandırılabilecek olan Doğu Akdeniz Gaz Boru Hattı görüşmelerini yeniden başlatabilir. Bu gerçekleşirse Türkiye hiçbir şey alamayacak ve Erdoğan'ın sabotajları boşa gidecektir.” ifadelerini kullandı.

Forbes, söz konusu analizine şöyle devam etti:

 

 

“Enerji piyasasındaki çalkantılar ve Rusya'nın gelecekteki enerji mevcudiyetine ilişkin belirsizlik göz önüne alındığında, Orta Doğu'nun Avrupa'ya alternatif bir enerji kaynağı sağlama kabiliyeti büyük önem taşımaktadır. İsrail, yaklaşık 750 milyar metreküplük doğal gaz rezervine sahiptir. HAMAS savaşına rağmen İsrail doğal gaz geliştirme çalışmalarını sürdürüyor. Pazar günü, aralarında İtalyan Eni, Azerbaycanlı New Med ve muhtemelen BP'nin de bulunduğu altı şirkete, açık denizde doğal gaz geliştirme için 12 lisans verdi.”

AKIL DIŞI PROJE

Ancak Forbes'in bahsettiği Doğu Akdeniz Gaz Boru Hattı (East-Med) projesi, yüksek maliyeti nedeniyle başta İtalya tarafından gerçekçi bulunmamış, geçen yıl da Amerika bu projeye desteğini çektiğini açıklamıştı. East-Med boru hattının ön fizibilite raporları, projenin akıldışı olduğunu ortaya koymuştu. Rapora göre yaklaşık 2 bin kilometre olarak planlanan hat, kimi yerlerde denizin 3,3 kilometre derinliğine kadar iniyordu. Maliyet, raporda 7 milyar dolar olarak belirtilse de, uzmanlar 15 milyar doları bulabileceğini değerlendiriliyor. Kıbrıs-Türkiye hattına nazaran 5-6 kat daha maliyetli olduğu bilinen East-Med boru hattının inşası, sadece Türkiye’yi bypass etmek amacıyla gündemde tutuluyor. Oysa gazın doğrudan Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasında deniz altındaki hattın uzunluğu 500 kilometreye, KKTC üzerinden getirilmesinde ise 200 kilometreye kadar düşüyor. Bu da 15 milyar dolarlık proje maliyetini, yaklaşık 2 milyar dolara indiriyor.

Diğer yandan söz konusu boru hattından bir yılda 9 ila 12 milyon metreküp doğal gazın İsrail’den Kıbrıs Vassilikos Limanı’na, buradan Girit ve Yunanistan’a götürülmesi planlanıyor. Avrupa Birliği (AB)’nin doğalgaz ihtiyacının yüzde 10’unu karşılayacağı iddia edilen projenin ise bu rakama asla ulaşamayacağı biliniyor. Çünkü şu an yıllık 560 milyar metreküp gaz tüketen Avrupa’nın ihtiyacının, 2040 yılında yüzde 40 artması bekleniyor. İsrail’in Leviathan (622 milyar m3) ve Tamar (280 milyar m3) sahası ile GKRY’nin Afrodit (147 milyar m3) sahasında ise böyle bir gaz bulunmuyor.

PKK KOZUNU İLERİ SÜRDÜ

Forbes'in analizinde, Türkiye'nin İsrail'e askeri müdahale ihtimali de gündeme getirildi. Bunun gerçekçi olmadığını yazan dergi, “Türkiye'nin çok büyük iç sorunları var ve Türkiye bir NATO üyesi. İsrail NATO üyesi değil ancak bu örgütle çok sayıda temas ve programı var, dolayısıyla Türkiye'nin İsrail'e yönelik herhangi bir haksız saldırısı NATO'nun diğer üyeleri tarafından olumlu karşılanmayacaktır.” ifadelerini kullandı. Ağzındaki baklayı ise bir diğer cümlede çıkardı

 

 

: “Ayrıca Türkiye'nin doğu sınırında huzursuz Kürt isyancılar bulunmaktadır. Erdoğan'ın Yahudi devletiyle savaşabilmesi için Türk ordusunu o bölgeden İsrail'e nakletmek aptallığın ötesinde bir şey olur.”