Bandırma ve Tolga Tosun..!

Bandırma Belediye Başkanı Tolga Tosun’un son siyasal gelişmeler ama özellikle 31 Mart’da gerçekleşecek yerel seçimler, şahsının belediye başkan adayı olarak gösterilmemesi ve Dursun Mirza’nın başkan adaylığı konusunda ne düşündüğü ve ne söyleyeceği ortak merak konusuydu.

 

Sonuçta Başkan Tosun, basının da katıldığı bir toplantıyla kamuoyu önüne çıktı ve  konuşarak büyük ölçüde merakları gidermiş oldu. Bugüne kadar Başkan Tosun ile ilgili  yazdığım yazılarda hep dile getirerek, vurguladığım gibi Tolga Tosun’un siyaset anlayışı, üslup ve tarzı farklıdır ve bunu bir kez daha somut olarak gördük, tanık olduk ve hiç mi hiç şaşırmadık. Bu siyaset anlayışı ve tarzına önümüzdeki günler de tanık olmaya devam edeceğiz.

 

Başkan Tosun’un geçmiş 5 yıllık  görev sürecinde başta belediye olmak üzere partisinde ve kentte egemen kılmaya çalıştığı siyasal anlayışın ve üslubun temelinde ve merkezinde de bu vardı. Siyasal farklılıkları demokrasinin gereği ve zenginlik olarak kabul eden, ayrıştırmacı ve ötekileştirmeci olmayan, siyasal gerilim ve çatışmacı yaklaşımları ret edip demokratik uzlaşıyı gözeten Tolga Tosun’un bu anlayış ve tutumunun, tarzının  belediye, partisi ve genel olarak toplumsal sonuçlarını zaman içinde göreceğiz. Ama şundan eminiz ki bu anlayış ve yaklaşımın sonuçlarına belediye bünyesinde de, partisinde de ve kentte de kalıcı olarak hep tanık olacağız.

 

Konuşmasında “Ben aday yapılmadığım için değil değer verilmeyip, adaylık sürecinde itibarsızlaştırılmaya çalışıldığım için kırgınım…Son 1  senede alternatif ofis çalışmaları ve karalama kampanyaları başladı. Bazı basın organlarında yalan haberler yapıldı. Pazaryerinin çatısı akıyor diye beni suçladılar. Oysa ki Pazaryerini yapan Dursun Mirza idi. Benim yaptığım inşaatların hiçbirinde çatı akmaz. Pazaryerinin yanındaki yol çöktü. Nasıl mühendislik çalışması yapıldı çıkıp açıklasınlar. İlde yapılan toplantıda Tolga Tosun’un gönlünü almak lazım demişler. Sayın Mirza görüşmek için randevu istedik diyerek yalan söylemiş. Beni asla özel telefonumdan aramadı. Belediye kayıtlarında da böyle bir arama kaydı yok. Ben 2019’da aday olduğum zaman Dursun Mirza gibi kendi partimin başkanına Belediye önünden geçerken davul zurna çalmadım. Ama o davul zurna ile gösteri yapmaktan, bizleri kırmaktan  geri durmadı. ”sözleriyle Başkan Tosun, sadece dokunmuş.. Oysa ki, söyleyecek ve ifşa edecek çok şeyi olmasına karşın susmuş, konuşmamış.

 

Söyleyecek sözlerinde fazla anlamı kalmamış. Çünkü Bandırma zaten yaşananları biliyor. Örneğin. ”Adaylık sürecinde ben CHP Genel merkezini, “beni aday göstermezseniz İyi Parti’den aday olurum, bağımsız girerim, size seçimi kaybettiririm” diye tehdit etmedim. Beni de birçok partiden arayanlar oldu. Demokrat Parti, Memleket Partisi ve İyi Parti’den aradılar. Ben kapalı kapılar arkasında iş çevirmem. Ben CHP’nin neferiyim. Partim ne görev verirse orada çalışırım.” Bu yaşananlar, 2019 yerel seçimleri arifesinde yerel basının arşivlerinde zaten var.

 

Sorun tek başına Tolga Tosun’un CHP’den yeniden belediye başkan adayı gösterilip gösterilmemiş olması değildir. Yaşananlar ve olup bitenler, FETÖ’cü hainlerin 2009 yerel seçim sürecinde  el ve gönül birlikteliğiyle kurdukları kirli ve kanlı tezgah ve kumpaslarla örtüşüyor. Bu süreci de en iyi bilenlerden biri Cemal Öztaylan’dır. Ki canını bile zor kurtardı. Lejyon kitabımda yaşananları ve perde arkasını yazmıştım. Bu nokta da Başkan Tosun’un anlatımları ve tanıklıkları önem kazanıyor. Tezgah ve kumpas, kirli oyunlar salt Tolga Tosun’a değil, gerçekte Bandırma’ya hazırlanıp, sahneleniyor.

 

Başkan Tosun’un dillendirdiği gibi. “Seçim zamanının yaklaştığı süre içerisinde rakip parti adaylarıyla demokrasi yarışına girmeye hazırlanırken, hayal etmediğimiz ve arzulamadığımız türlü oyunların içerisinde bulduk kendimizi. kimseyi kırmadan, üzmeden görevimi layıkıyla yerine getirdim. Üzüldüğüm nokta sadece bunca yıldır yaptığımız hizmetler ve verdiğimiz emekler karşılığında bir teşekkür edilmemesiydi. Bir kez daha anladım ki, vefa sadece İstanbul’da bir semt adıymış. Herşey şimdi yeni başlıyor…”

 

Her şeyin şimdi yeni başlaması kuşkusuz önemli ve siyasal açıdan bir miladı ifade ediyor. Başkan Tosun, şimdi ne yapacak? Söylediği gibi, güzel şeyler bir anda olmaz ve yaşanmaz. Siyasal ve toplumsal olaylarda anlık her değişim ve dönüşümün bir evveli, bir nicelik birikimi vardır ve taş çatlatan sabır ile kahreden bir emek gerektirir. En başta kentinize ve insanlarına inanıp, güveneceksiniz .Bir siyasal alternatif olarak yaşananlara ve olup-bitenlere tepkinizi dışa vurup. Bir çok belediye başkanı adayı gibi CHP’den ayrılıp, CHP’ye rest çekebilirsiniz. “Beni de birçok partiden arayanlar oldu. Demokrat Parti, Memleket Partisi ve İyi Parti’den aradılar. Ben kapalı kapılar arkasında iş çevirmem. Ben CHP’nin neferiyim. Partim ne görev verirse orada çalışırım.” sözleriyle Başkan Tosun, geleceğe dönük yolunu, güzergahını da belirliyor.

 

Bu aynı zamanda sözün bittiği noktadır ve laf kalabalığına gerek yok! Bu kibarca ,1 Nisan’ın, hesaplaşma ve yüzleşmenin adıdır. Tosun dışında Tosun ile yola çıkmış, ağbi ve kardeşlerinin, yarenlerinin önümüzdeki süreci kucaklaması bu minval üzerinde olacaktır. Kibarca ve beyefendi gibi, kırmadan, dökmeden, yıkmadan  bu süreç kucaklanacaktır.. CHP ya da Tolga Tosun ile hesaplaşma adına değil, Bandırma ile kent insanları ile hesaplaşma adına…

 

Esenlikler dilerim.