Bandırma,özgürce konuşmalı!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'’nin partisinin son gurup toplantısında “Yeni yüzyılda, 100 il, 1000 ilçeden müteşekkil idari yapısıyla gücüne güç katmış bir Türkiye’yi inşa ve ihya etmemiz mümkündür.” demişti. Bahçeli, halen 81 olan Türkiye’nin idari yapısına 19 yeni il ile 27 ilçenin eklenmesini önermişti.

 

Basında yer alan yazılı haberlere göre, MHP’nin seçimlerden önce yazılı olarak AKP’ye sunduğu yeni il ve ilçe teklifi olumlu karşılandı. AKP Yerel Yönetimler Yasası konusunda çalışmayı 14 Mayıs seçimlerinden önce hazırladı ancak seçim yaklaştığı için çalışma rafa kaldırıldı.

 

İl olmayı bekleyen ve talep eden  ilçeler basında genel olarak sıralandı. Dikkat çeken bu öncelikli ilçeler arasında ne yazık ki Bandırma yok, Konu Balıkesir olduğunda öne çıkan ilçe Edremit.! Edremit’in öne çıkması bizler için şaşırtıcı mı,HAYIR.!

 

Gazete olarak daha önce yazılarımızda Edremit gerçeğine dikkat çekmiş, Bandırma ve Edremit arasında yaşanan il olma rekabetinde Edremit’in son yıllardaki atılımı ile kent olarak öne çıktığına dikkat çekmiştik.

 

Bu talebin karşılanmasında il olacak ilçeler için aranan belli gereklilikler, kriterler var. Ne bunlar?

 

Başta nüfusunuzun en az 100 bin ve 100 bini aşmış olmanız gerekiyor. Bu noktada kent olarak sınıfı geçtik ve nüfusumuz yaklaşık 200 bin.

 

İl merkezine kentinizin uzaklığının 30 kilometrenin üstünde olması gerekiyor ki bu konuda da Bandırma, sınıfı geçiyor. Bandırma’nın Balıkesir’e uzaklığı 100 km. Resmi olarak Balıkesir’e uzaklığımız  97,7 km.

 

Aranan 8 kriter içinde en önemlisi,  mevcut şehirleşme, ulaşım durumu, hinterlant, ekonomik çeşitliliği ve eğitim durumu..Tam da bu noktada sıkıntımız var. Olaya Bandırma penceresinden bakanlar için ortada bir sorun yok ve kentte fazlası var. Ama gerçek durum böyle değil. Zira  son sosyo- ekonomik gelişkinlik ölçütlerine göre Balıkesir gerçeğinde Bandırma, az bir farkla da olsa Edremit’in artık gerisinde, Edremit Bandırma’nın ilerisinde.

 

Bu gerçeği yaklaşık 1sene önce, çevre günü ile ilgili yapılan bir toplantıda yine il olma davası görüşülürken Başkan Tosun’a anımsatmış, Bandırma’nın işinin gittikçe zorlaşacağına dikkat çekmiştim.

Yani gelinen noktada ortada bir sürpriz yok.!İstemek ve talep etmek yeterli değil. Önemli olan bu konuda kentsel olarak öngörülen kriterleri karşılamak. Bu noktada şu soruyu kendimize sormamız gerekiyor: Biz, kentsel gelişme noktasında nasıl ve neden geride kaldık?Olaya Bandırma penceresinden bakanlar için böyle şey kabul edilemez. Büyüyüp,  gelişiyoruz,daha ne isteniyor ki.!O zaman şu soruyu da kendimize sormamız gerekiyor: Bu zaman içinde elin oğlu yerinde mi sayıyor.!İşte asıl mesele bu.!

 

Bugün il olma talebinin karşılanması için bir anlamda yanıp yıkılan Bandırma Belediye Başkanı Tolga Tosun… Neden? Çünkü, bu sorunun en çok ceremesini çeken. Canı yanan kişi Başkan Tosun. Bandırma boynundaki kementten bir an önce kurtulmalı. İdari acıdan bu kurtuluş bambaşka bir kentin ortaya çıkışını sağlayacak ve yıllardır  Balıkesir’le yaşanan abuk sabuk tartışmalar, gerilimler son bulacak.

 

Ancak kent olarak bir derdimiz var. Bandırma kelimenin tam anlamıyla hasta ve moralsiz, motivasyonsuz. Bu konudaki tartışmalar, istekler, arayışlar yeni değil. Anımsayın, Yalova’nın il yapıldığı süreçte de Bandırma bu tartışmaları, arayışları yaşadı. İl Komitesi kuruldu, gazeteci olarak kurulan Komitede ben ve Önder Balıkçı arkadaşım da görev yaptık. Sonrasında Danışma Meclisi kuruldu, burada da görev yaptım. Ortada kentsel bir heyecan, coşku ve motivasyon vardı. Balıkesir’in en güçlü ve yaygın gazetesi İLKHABER, 80 logosuyla bu sürece öncülük eden en dinamik gazeteydi. Bandırma basını diri ve canlıydı. Pırlanta gibi savaşkan ve direngen insanlara sahiptik.

 

Bugünün Bandırma’sında basın anlamında tablo içler acısı. Ne Gürses, Ne Gerçek. ne Bayrak, ne Banses ne de ortada İlkHaber kaldı.Ortada kalanlar bugün yaşama mücadelesi veriyorlar. Halimiz bu.!

 

Basın böyle de diğerleri farklı mı? Hayır.! Beğenir beğenmezsiniz ama ortada bir Osman Kocaman ve ekürüsü rahmetli Halit Sezgin vardı. Bandırma konu olduğunda her zaman ve her yerde Oda ve Borsası ile hazır Kocaman ve Sezgin..! Budadık ve iş yaptığımızı sandık, zaman içinde ne halt yediğimizi anladık ama iş işten geçti. O gün bugündür Oda ve Borsa’da ‘hesap adamlığı’ günlerini yaşıyoruz.

 

Ya Bandırma’nın siyasi yaşamı.! Bir rahmetli Mustafa Gönenli oğlumuz vardı. Rahmetli oldu, gitti. O gün bugündür doğan boşluğu dolduracak siyasi yaşamımızda bir insan evladı çıkamadı. Boşluk büyüdü büyüdü ve kentimizin siyasal yaşamı  bir kocaman boşluk olarak kaldı.

 

O günlerden geride kalmış sivil toplum kuruluşları adına tek isim var: Niyazi Güler. Alemi cihan olsa tek başına ne yapacak, sadece izleyip ağlanacak halimize gülüyor.

 

Kala kala Bandırma, 80 doğumlu Başkan Tosun ile 87 doğumlu AK Parti  milletvetvekili Ali Taylan Öztaylan’a kaldı. Koca bir kentin yıllanmış yükünü bu iki isme havale etmenin vicdani sorumluluğunu kent adına kim üstlenebilir? Hiç kimse.!

 

En büyük ihtiyacımız ortak akıl. Bu noktada  Sedat Pekel ve Cemal Öztaylan konuşmalı diye düşünüyorum.Siyasetten uzak, Bandırma gerçeğine somut. Akılcı ve sağ duyulu yaklaşımlarıyla bu iki isim eğilmeli ve düğümü akıl yoluyla çözmeli.

 

Çok şükür ki, Bandırma sahipsiz bir kent değil. Siyasal ve sosyal yaşamda önünün açılmasını bekleyen, söyleyecek sözü bulunan, kırgın ve küskün çok insanımız var.  Bir anlamda Poyrazın Çocukları konuşma sıralarının inatla kendilerine gelmesini bekliyor. Açın, insanların önünü Bandırma özgürce konuşsun.!

 

Esen kalın..