Bugün: 02.12.2020

ARICAN:NE MONARŞİ NE OLİGARŞİ..!YAŞASIN CUMHURİYET..!

ARICAN:NE MONARŞİ NE OLİGARŞİ..!YAŞASIN CUMHURİYET..!
Gazeteci-Yazar Engin Arıcan,Cumhuriyet'in 97.yıl dönümünü ve Cumhuriyet'i değerlendirdi.30.10.2020 14:37

Cumhuriyet’in ilan edilişinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşunun 97.yıldönümünü hem yurt içinde hem yurt dışında T.C. Devleti temsilciliklerinde ve milletçe resmi törenler ve etkinliklerle coşku içerisinde kutladık.

Peki, Cumhuriyet, ne demek?

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçtiğimiz günden bugüne siyasal tartışmaların merkezine oturan  ‘Cumhuriyet elden gitti? Rejim ve sistem değişti, tartışmaları ne ölçüde gerçeği yansıtıyor ve doğru? ‘Cumhuriyet’ kavramı üzerine yaşanan tartışmaların, kopartılan fırtınaların hatta siyasi cepheleşmelerin mantığı ve anlamı ne ? Bunların anlaşılabilmesi için önce Cumhuriyet kavramının ne olup-olmadığının iyi bilmesi ve anlaşılması gerekiyor..

Cumhuriyet; devlet ve hükümet başkanının halk tarafından belli bir süre için ve belirli yetkilerle seçildiği yönetim biçimidir!

Yani, Cumhuriyet kavramının temelinde, milletin egemenliği esas.

TDK sözlüğüne göre, Arapçadan dilimize geçmiş bu sözcük, ’Cumhur’ yani ‘topluluk,halk’ sözcüğünden türemiş ve  anlamı, "Milletin, egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimi" olarak tanımlanıyor. Cumhurbaşkanı da,’cumhur’un yani ‘halkın başkanı’ olarak kabul ediliyor.

Ne monarşi ne de oligarşi..!

Antik Yunan dönemini koyduk bir yana 1789 Fransız Devrimi ile (18.y.y.da) egemenlik hakkının sürekli olarak belirli bir aileye( monarh,monarşi) ya da belirli bir gruba(oligarklar,oligarşi) ait olduğu yönetim biçimlerine bir tepki olarak ortaya çıkan Cumhuriyet,18.y.y.dan başlayarak günümüz dünya devletlerinin çoğunluğu tarafından  uygulanan bir yönetim biçimi..

Örneğin; Osmanlı, 1876 yılına kadar mutlak monarşi ile 1876-1878 ve 1908-1918 yılları arasında meşruti monarşi ile yönetildi. Yine TDK’ya göre; Meşruti Monarşi ise, bir ülkedeki hükümdarların (Kral, Padişah, İmparator gibi) iktidarlarını belirli derecede temsil özelliğine sahip organlarla/meclislerle paylaştıkları yönetim tarzına denir. Bu tarz yönetim şekli iktidar alanı ve yetkileri anayasa tarafından belirlenip sınırlanan bir hükümdarın başkanlığında çalışan parlamento yönetimi olarak da ifade edilebilir.

Ülkenizin ya da devletinizin adında ‘cumhuriyet’ olması kuşkusuz egemenliğin millette olduğu, milletin yönetimlerde gerçek anlamda söz ve karar sahibi olduğu anlamına da gelmiyor. Örneğin; İran İslam Cumhuriyeti, Suriye Arap Cumhuriyeti ,Almanya Federal Cumhuriyeti  gibi..

Cumhuriyet özlemi ve Türkiye..!

Osmanlı aydınları ve halkının ‘cumhuriyet’ eksenli arayış ve çabaları ne monarşi ne de meşrutiyet yıllarında dinmedi. Tam tersi bu arayış ve çabalar derinleşti.. Ta ki, ulusal kurtuluş savaşı ve işgal koşullarında Osmanlı’nın devlet olma ve yönetme imkanlarının tükendiği bir ortamda, halkın, kurtuluş  umudu olarak kendi özgür iradesiyle Balıkesir özelinde yaşandığı gibi, kongreler yoluyla kendi özerk yönetim şeklini oluşturmaya başlaması, Mustafa Kemal’in öncülüğünde 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla  halkın  iradesinin  ülke ve milletin kaderinde tecelli edeceği ‘yeni’ bir süreç yaşandı.

Olağanüstü yetkilerle donanmış,390 kişilik meclis, vekillerin seçerek, belirlediği ‘icra vekilleri hükümeti’ ve  devlet başkanı Mustafa Kemal’in rehberliğinde ulusal kurtuluş savaşını ve ülkeyi, milleti yönetti.. Meclisin 20 Ocak 1921'de kabul ettiği ve bir anayasa niteliğinde olan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu adlı yasa ile ARTIK, ‘egemenlik, kayıtsız şartsız milletin’di.. Ulusal kurtuluş savaşının muzaffer meclisi, hala egemenlik iddiasını sürdüren Osmanlı yönetimine son vererek, 1 Kasım 1922'de aldığı kararla saltanatı kaldırdı.!

Ulusal kurtuluş savaşı zaferle sonuçlanmış, ülke bağımsızlığını kazanmıştı.1 Nisan 1923'te 1.Meclis’in görevi sonlandı. Yeni meclis ve yeni Anayasa’nın hazırlanması çalışmaları başlarken hala kurulmuş devletin şekli ve başkenti belirlenmemişti. Yeni devletin yönetim şekli tartışmalarına Mustafa Kemal, son noktayı koyarak, 13 Ekim’de Ankara, TBMM’nde başkent olarak ilan edilip, 29 Ekim’de Cumhuriyet ilan edilip, yeni devletin yönetim biçimi tüm ülkeye ve dünyaya ilan edildi.

Hükmetme sistemlerinin değişmesi rejim değişikliği mi!?

Milletvekillerinin ‘icra heyeti’ni belirlemesi ise, Meclis’te yapılan oylamayla yeni yasa tasarısının kabul edilmesiyle değiştirilirken Ankara milletvekili Gazi Mustafa Kemal, Cumhurbaşkanı seçildi.

Rejim üzerinden bitmeyen tartışmalar, cepheleşmeler…

29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet’in ilan edilerek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yönetim şeklinin cumhuriyet olarak tayini,97 yıllık cumhuriyet devleti tarihinde, doğal olarak yıllarca egemenliğin tesisi sorununu nitelik ve biçim açısından siyaseten tartışmalı hale getirdi. Cumhuriyet ve demokrasi ya da demokratikleşme tartışmaları birlikte yürüdü. Ulusal kurtuluş yıllarında  millet egemenliği gözetilerek Büyük Millet Meclisi’nin açılması, olağan üstü yetkilerle donanmış meclisin  ‘vekiller heyeti’ aracılığıyla  kurtuluş savaşının muzafferiyetle sonuçlanarak Cumhuriyet’in 29 Ekim’de ilan edilerek, Cumhuriyet Devleti’nin kuruluşu ile birlikte  ‘vekiller heyeti’ uygulamasından vaz geçmesi ve 1946 yılına kadar tek partili siyasal yaşamda  parlamenter yaşamda  tek partinin siyasal hükümranlığı.. 16 Mart 2017 yılında gerçekleşen Anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişe kadar yaşanmış askeri darbeler ve parlamenter siyasal sistemin açmazları..

Yaşanan tartışmalar ve cepheleşmelerde, iç ve dış dinamiklerin gölgesinde, Cumhuriyet’in kutlanan 97. yıl dönümü..

Cumhuriyetimiz kutlu olsun..!

Yaşanmış ve yaşanmakta olan tüm tartışmalar, itiş-kakışın hepsi Cumhuriyetin 97.yıl dönümü kutlamalarının ve milletin iradesinin gölgesinde kalıyor..

Hükmetme,yönetme ve yönetilme sorunu,insanlık tarihinin varoluşsal sorunlarının başında geliyor.97 yıl önce, monarşi ve oligarşik hükmetme biçimlerini yıkarak, Cumhuriyeti  ilan ettik. Cumhuriyet rejimi altında hükmetme, ülkeniz ve milletiniz için en doğru olanı belirleme hakkınız her dâhim söz konusu olacaktır. Cumhuriyet rejiminde, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi de  ‘mutlak’ değil, değişim ve yenilenmeye açık bir sistemdir. 16 Nisan 2017 referandumuyla kabul edilen ve 10 Temmuz 2018 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile uygulamaya geçen cumhurbaşkanlığı hükümet  sistemi, topu potu  iki yıldır yürürlükte..

Esen kalın…

Başkent Üniversitesi - Söyleşi - Gazi Mustafa Kemal Atatürk Nutuk Sonsuzluğa


Etiketler: ENGİN ARICAN

Diğer GÜNDEM haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.