Bugün: 02.03.2021

ARICAN:PANDEMİ VE BİR MEKTUP!..

ARICAN:PANDEMİ VE BİR MEKTUP!..
Gazeteci-Yazar Engin Arıcan, eşi ile birlikte pandemiye yakalanan iki çalışanın yaşadıklarını ve pandemiye karşı verdikleri mücadeleyi yazısında değerlendirdi..12.01.2021 12:56

Bir okurumuz, eşi ile birlikte yakalandığı COVI-19 hastalığından kurtuluş mücadelesini ve eşi ile birlikte hastalık sürecinde yaşadıklarını e-mail üzerinden paylaşmış. Kuşkusuz COVID-19 virüsünün yaşamımıza girdiği ilk günden bugünlere virüsle ve ilgili çok şey duyduk, okuduk, izledik ve dinledik.


8 Ocak 2021 tarihli, Sağlık Bakanlığımızın verilerine göre;


Dünyada pandeminin bulaştığı ve hastalıktan etkilenen kişi sayısı, 88 milyonun üzerinde ve pandemi nedeniyle yaşamını yitiren insan sayısı ise, 1 milyon 889 bin 647 kişi..


BBC verilerine göre;


Sadece, ABD’de bugüne kadar pandemiden yaşamını yitirmiş insan sayısı, 363 bin 581 kişi;Brezilya’da 200 bin 498;Hindistan’da 150 bin 570;Meksika’da 131 bin 031 ;İngiltere’de 78 bin 508 kişi..


Ülkemizde bugüne kadar pandemi ile ilgili 25 milyonun üzerinde test yapılmış ve hastalığa yakalanmış kişi sayısı 2 milyonun üzerinde..


Pandemi konusunda başka da yorum yapmadan,isimlerini yazmaktan imtina ettiğim,yakalandığı pandemi’den eşi ile birlikte kurtulmuş, yurttaşımızın noktasına virgülüne dokunmadan mektubunu sizlerle paylaşalım:


Söz konusu olan,insan ve insan yaşamıdır!..



“Yaşamınızı sürdürürken gerçekliğin perdesinin düştüğü zamanlar olur. Bildiğiniz anlamda ki, hayat ile matematiksel hayat birbirinden ayrılır; geriye saf işlenmemiş realite kalır.

Bu ayrışmayı çoğu zaman, şu anda olduğu gibi insan harici faktörler belirler.


Günümüzün en büyük turnusol kağıdı yani ayrıştırıcısı da COVİD19 dur. Sizi hayattan alır saf sebepler ve sonuçlarla evreninin ortasına bırakır. Yaşam bu andan sonra basitleşir. Kişi kendisi ile yalnız kalır. Taraflar birbiri ile yüzleşir. Bir taraf Covid 19, öte taraf insanoğlu yani insan...


Testim,pozilif çıktı!..’


Yılın sonuna doğru akrep ve yelkovan birbirini izlerken, sabah, eşim kötü haberi bana iletti. Akşam şüphe üzerine devlet hastanesinde yaptırdığım Covid-19 testi pozitif çıkmıştı.


Oysa ki, bedenimde pandemi ile ilgili henüz bir belirti yoktu. Çalıştığım iş yerinde Pandemi kervanına katılan arkadaşlarım olduğu için, ben de önlem almak amacı ile iş çıkışı test yaptırmak istemiştim. Test yaptırdığım sırada hastane kalabalık değildi. Kısa sürede benimle ilgilenmişler ve testi gerçekleştirmişlerdi.


Ama eve dönerken, insan başına gelmeden gerçeklere inanamaz misali, hasta olacağımı düşünmemiştim.


Filyasyon ekimi,sağlık çalışanları ve devlet..


Şimdi ise, 12 saatte çıkan pozitif sonuçla karşı karşıya kalmıştım. Ne olduğunu bile ruhum sindirememişti ki, fİlyasyon ekibi beni telefon ile aradı. Bilgi toplamak amacı ile hastalığın nerede ve tahminen kimden/kimlerden bulaştığını bulmaya çalışıyorlardı. Nerede çalıştığımı, kimlerle temas ettiğimi,evde kaç kişi yaşadığımı ve nice soruları bir çırpıda bana ilettiler. Telefon görüşmesi bitiminden birkaç dakika sonra, Balıkesir il Sağlık tarafından arandım. Sağlığımın iyi olup olmadığını, belirtileri, tekrar tekrar sordular. Ayrıca 10 günlük karantina süresi ile ilgili bilgi verdiler.


Ne yalan söyleyeyim, ilgiden memnun kaldım. Biraz havam yerine geldi. İnsanın böyle zamanlarda en çok ihtiyacı olan şey, moraldir. Bu açıdan baktığınızda da gösterilen ilgiyi pozitif buldum. Bir yıldır televizyon haberlerinden gördüğümüz emekçi sağlık çalışanlarının nasıl çalıştığına bizzat şahitlik yaptım. Testimin pozitif olduğunu öğreneli 45 dakika geçmişti ki, filyasyon ekibi evime geldi. Favira adlı pandemi ilacını bana verdiler ve nasıl kullanmam gerektiğini söylediler. Hemen ilacı kullanmaya başladım. ilaç tedavisi, toplam 5 gün sürüyor .

İlk gün, sabah 8 adet, akşam 8 adet olmak üzere 16 adet kullandık. Daha sonraki 4 günde günde 6 adet kullanarak, ilacın kullanım adetini bitiriyorsunuz.


İlaç harici, başka bir tedavisi yok bu illetin. Ateş ve baş ağrısı için, Parasetamol tavsiye ediyor, doktorunuz. İsterseniz içebilirsiniz! Bu arada unutmadan yazalım, evde iki kişiyiz, ben ve eşim. .


Ben,kurtuldum derken eşim,yakalandı!..


Eşim için test yapılması gerekiyormuş. Testi yapmak için, sonucu öğrendikten 4 saat sonra ayrı bir filyasyon ekibi geldi. Ev de eşimden numune aldılar. Ancak,onunda sonucu negatif çıktı!..

Birinci gün sonunda, hafifi baş ağrısı ve ateş şikayeti başgösterdi. Covid görevini yaptı ve yılbaşı akşamı beni gerçek hayata uyandırdı. Yılbaşı akşamımız öldü, yaşasın hayatta kalma veya iyileşme mücadelesi!..


İkinci gün, Covid benim ateşimi 39 derece ve üstüne de ateşimi yükseltmek için elinden geleni yaptı..


Muazzam bir yorgunluk hissi bedeninizi kaplıyor. Baş ağrısı azalıyor. Ev de ayakta geziyor ihtiyacımı kendim görebiliyor, hatta evin rutin işlerine yardım ediyorum. Ev içinde ayrı bir oda karatina uygulamıyoruz. Ancak, eşimle ayrı uyuyoruz. Yemekleri ayrı masada yiyoruz. Oda içinde birbirimizden uzak oturuyoruz.


Ama nereye kadar!...


Bağışıklık sisteminizi güçlendirin ve spor yapın!..


3. gün, tedaviye devam, ilaç kullanımı devam ediyor. Parasetamol kullanmıyorum. İhtiyacım kalmıyor. Ateş kontrol altında. Beslenmeye baştan beri dikkat ediyorum. Meyve yemeye özen gösteriyorum. Protein ağırlıklı yemekler yiyorum. İsteyen ek gıda takviyesi alabilir ama ben hastalıktan önce Propolis kullanıyordum,bağışıklık sistemimi güçlendirmek için ona devam ediyorum. Bu arada unutmayalım, hergün Kaymakamlık denetlemeden eve gelip, izalasyona uyup uymadığımızı kontrol ediyorlar. Hergün düzenli olarak elimizde telefon, gelen denetim görevlisi arkadaşa cama çıkarak, el sallıyoruz. Hatırımızı soruyor. Acil şifalar diliyor ve görevine devam ediyor.


Hergün, aile hekimliğinden telefon ile aranıyoruz. Hastalığımın genel seyri ile ilgili soru soruyorlar. Gidişat güzel...


Dedikodulara,söylentilere itibar etmeyin!..


Hastalığı yeniyorum derken;bu kez eşimde belirtiler başlıyor. Filyasyon ekibini arıyoruz. Hemen muhattaba ulaşıyoruz. Şimdiye kadar yaptığım telefon görüşmelerinde ister filyasyon ekibi olsun, ister il sağlık çalışanları, ne bekledim, ne de bekletildim. Verilen sağlık hizmetinden memnun kaldım!.. Tamamen tarafsız bir gözle bakıp, gözlem yapacak olursam , hiçbir eksik bulamadığımı söyleyebilirim..


Filyasyon ekibi öğlen gibi geldi ve test yaptı. Akşam sonucu aldık. Maalesef, eşimde pozitife döndü. Eşim için film baştan başlıyor. Telefonda filyasyon, ilçe sağlık, aile sağlığı merkezi.. Biri açıyor, diğeri kapıyor. Arada bir de eş dost akraba telefonları var. Hiç sormayın!.. Ana- Babanız, hop oturup hop kalkıyor. Ne getirelim ne alalım, kapıya mı bırakalım.. akıllarda deli sorular... Siz ailenizi sakinleştirmeye çalışırken hastalığınızı unutuyorsunuz.


Test pozitife dönünce, filyasyon ekibi, sonuç çıktıktan sonra yarım saat içinde, gece 24.00 gibi kapıma dayandı. Eşime ilacı teslim ettiler ve kullanımını anlattılar.



Sigaradan uzak durun!..


Benim dördüncü, eşimin ise ilk tedavi günü başladı. Bende belirti kalmadı. Biraz yorgunluk hissi ise baki.. Yine, Kaymakamlık denetimi, yine el salla, ardından il sağlık ya da aile sağlığı merkezi ile telefon görüşmesi.. Kısır döngüye devam. İşler tıkır tıkır, herşey yolunda ..

En sonunda tedavim bitiyor. Kalan 5 günde dinleneceğim. Eşim ise, biraz sırt ağrısı ile boğuşuyor.


Güzel şeylerde oluyor. Hastalık bende hafif seyretti. Koku ve tat kaybı oluşmadı. Kas ağrısı olmadı. Nefes alışımda değişim yaşanmadı. Bunlar güzel olanlar..


Biz kendimizi şanslı olarak görüyoruz. Hastalığı atlattık. Tabii bunda hiç sigara kullanmayışımızın etkisi büyük. Kilo problemimiz yok. Düzenli spor yapıyoruz. Ama tüm pandemi sürecini yaşayan insanlar bu kadar kolay atlatamayabiliyorlar. Kronik hastalığı olan arkadaşlarımız da bu virüse yakalandı. Onların tedavi ve bakımı bizden farklı seyretti. Ambulans ile hastaneye götürüldüler ve farklı tetkikler yapıldı. Mr ve ciğer filmi, kan testi gibi. Allahtan hepsi iyi..


Bu, COVİD-19 böyle geçti. Yaşamın ve sağlığın,uyarı ve tedbirlerin değeri bir defa daha ortaya çıktı bizim için. Lütfen, dikkat edelim. Sevgilerimle...”


Pandemiyi yenenler ve doktorların,sağlık çalışanlarının muhteşem emeği ile tedavisi olumlu sonuçlanıp yaşama,sevdiklerine tutunanlar bir yana bir de pandemiye yenilip,yaşama veda etmiş,binlerce insanımız var.En yakınlarının,sevdiklerinin ilgi ve desteğinden yoksun,son nefesini verirken bile veda edemeyen,sessiz sedasız defnedilmiş binlerce insan..Aramızdan yitip gitmişlere Allah’tan rahmet,Aileleri ve yakınlarına başsağlığı diliyorum..


Bu tarifi zor mu zor bir hüzün ve acı..


Bu arada;


Pandemiye yakalanmış,yaşam mücadelesi veren kuntulan ya da hastalığa yenik düşerek yaşamını yitirmiş hiçbir yurttaşımıza,COVID-19,sen;Hıristiyan mı,Müslüman mısın, Alevi misin-Sünni misin,Türk mü,Kürt mü,Çerkez misin,hangi partidensin,Laik mi Anti-laik misin ,sağcı mı solcu musun gibi yaşam karşısında hiçbir hükmü ve anlamı olmayan sorular sormuyor.


Mücadele de,hüzün de,acı da,keder de ortak..!


Esen kalın..

Hastane ayağınıza geldi - Ankara Başkent Haberleri



Etiketler: ENGİN ARICAN

Diğer GÜNDEM haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.