Bugün: 16.10.2019

DELİ GÖMLEĞİ

DELİ GÖMLEĞİ
Gazeteci-Yazar Engin Arıcan, Bandırma ve Bandırma Belediye yönetiminde yaşananları değerlendirdi.27.09.2019 18:30

31 Mart yerel seçimlerinde  ‘millet İttifakı’nın CHP’den  belediye başkan adayı olarak  yerel seçimleri kazanmış  Tolga Tosun ve ekibi, altı aydır kentin şehr- i eminleri olarak iktidardalar. 6 ay yerel bir iktidar için çok uzun bir süre ifade etmiyor.   Başkan Tosun’un zaten seçimi kazanması ve beratını alması  sonrası kutlama ve ziyaretleri, bu altı aylık zamanın, en az yarısını aldı. Bir de kutlama  ve tebrik ziyaretlerine  karşılık nezaket gereği Başkan Tosun’un  gerçekleştirdiği ziyaretler var.

Zaman zaman basın-yayın organlarında da haber ve yorumlarla eleştiri konusu olan bu karşılıklı ziyaret trafiğini yazılarında eleştirenlerden biri de bendim ve bunun başkanın yerel hizmetleri aksatmayacak bir düzene sokulması gerektiğini yazmıştım. Yaptı da…Mesai saatleri içinde kutlama ve tebrik ziyaretlerini belli bir saat içinde gerçekleştirmeye gayret etti.


İĞNELİ FIÇI VE DELİ GÖMLEĞİ

Belediye başkanlığına aday olmak ve bu makama seçilmiş olmak, beş yıl yaşadığımız kentin şehr-i emini olabilmek kulağa da, bir çok gönüle de hoş geliyor ama, işin aslı böyle değil.  Örneğin, belediye başkanlık makamına oturduğu ilk günler içerisinde, Tosun’un  insani ve en zaruri ihtiyaçlarını bile karşılamaya zaman bulamadığını çok iyi biliyorum. Bu sadece tebrik ziyaretleriyle ilgili görülmemeli.

Bandırma belediye başkanlığını kazanmış kişi, kent ve toplumun yaşadığı sorunlar karmaşası dikkate alındığında, iğneli fıçıya girerken, üzerine bir de deli gömleği giydirilmiş kişidir. Ne geceniz ne gündüzünüz, ne huzurunuz ne de sağlığınız kalır.

Çünkü, geçmiş dönemlerde belediye başkanı seçilmiş insanlar da  benzer sorun ve sıkıntıları yaşadılar. Ziyarete, kutlama ve tebrik için gelenlerin bir çoğu aynı zamanda farklı beklenti ve taleplerinin bir şekilde  karşılanması amacıyla başkanlık makamının kapısını çalıp, bir anlamda kendisini gösterdi. Bunda, başarıya ortak ve paydaş olma çabasının yanında,  ‘oyumuzu verip, destek olduk. Bizi unutup, talebimizi  geçiştirme’ beklentisi olduğu da  muhakkak.


BAŞARINIZI KENDİ ELİNİZLE ÖLDÜRMEYİN..!

‘Millet İttifakı’ ve CHP’nin yerel seçimlerde kullandığı ana slogan,’Mart’in sonu  bahar’ esprisi idi. Bu slogan tuttu ve seçmenden, özellikle gençlerden büyük ilgi gördü. ’Millet İttifakı’da CHP ve Tolga Tosun da Bandırma’da  2009  ve 2014 yerel seçimlerinden sonra  31 Mart yerel seçimlerinde üçüncü kez seçimi kazanıp, önümüzdeki beş yıl için kentin yönetimine talip oldu.

Tolga Tosun’un başarısını küçümsemeyin. Yerel seçim sürecinde en büyük muhalefeti  ‘Cumhur İttifakı ve AK Parti’den ve belediye başkan adayı Alp Bostancı’dan görmedi.

Kimden gördü?


MİRZA,MUHALEFETİ SOLLADI..!

2009-2014 döneminde Meclis üyeliği ve Başkan Pekel’in yardımcılığını üstlenmiş, 2014-2019 yıllarında da partinin belediye başkanlığı görevi yanı sıra 31 Mart yerel seçimlerinde de belediye başkan aday adaylığını açıklamış, Dursun Mirza ve ekibinden gördü. Tolga Tosun’un başkan adaylığının ilan edilip, kesinleşmesi sonrasın da da, siyaseten  ardındaki tüm gemileri yakarak, DSP’den ya da ‘bağımsız’ olarak aday olup, CHP ve Tosun’un karşısında seçimlere katılmayı öngören Mirza ve ekibi, ’Cumhur İttifakı’ ve AK Parti’ye  rahmet okuturcasına, kısa da süreliğine de olsa , ortalığı birbirine kattı. Mirza’nın kişiliğini ,birazcık  da olsa, tanımış ,öğrenmiş olanlar, bu iktidar sevdasının ömrü billah bitmeyeceğini de çok iyi bilir. Bu ayrı bir yazı konusu…

Bu yönleriyle, Tosun, ilk siyasi sınavını Mirza ve ekibine karşı verdiği söylenebilir. Tosun, kriz sürecini çok iyi yönetti ve  akılcı bir biçimde süreci yatıştırıp, Mirza ve ekibini, en azından 31 Mart’a kadar, iktidar sevdasından vaz geçirdi.


SİYASETİN Mİ CHP’NİN Mİ MÜZMİN HASTALIĞI..!?

Peki, Tosun, ardında bıraktığı, altı ay içerisinde başkan olarak, neler yaptı?

Ne yazık ki, büyük bir hayal kırıklığına uğramışlarcasına, bu soruyu  AK Partililer ve MHP ‘liler değil, her zaman ki gibi ,en başta bir kısım CHP’liler soruyor. Dolaylı olarak kamuoyunu ve yerel basını eleştirel tutum takınılması ve sorgulayıp, didiklemeleri   konularında dürtülüyorlar. Bu konuda, aynı Pekel ve Mirza’nın belediye başkanlığı döneminde yaşandığı ve tanık olduğumuz gibi, başkan ve yardımcıları arasında farklı sorun ve sıkıntılar yaşanıyormuş  imajı yaratılıp, Tosun’un 5 yıllık görev surecini  tamamlamasının  imkansızlığına dem vuruldu. Bu konuda bir hamle de Mirza ve ekibinden gelmekte gecikmedi.  Başkan Tosun ve ekibinin parti ve kamuoyunda tartışma ve sorgulama konusu olan belli isimleri, görevlerinden başka görevlere ataması, bankamatikçi olduğu dillendirilen isimlerin iş akitlerinin feshinin gündeme gelmesi, Mirza ve ekibini harekete geçirdi. Olay, kimi yerel basın organlarına, Mirza’nın ekibi tasfiye ediliyor’ olarak servis edilmeye ,Başkan Tosun aleyhine olumsuz bir hava yaratılmaya çalışıldı.


BÜYÜKŞEHİR VE BANDIRMA..!

Bandırma ve partililer, Mirza’nın 2014-2019  yılları arası başkanlığı döneminde Balıkesir’in büyükşehir olması  ve büyükşehir belediye yönetiminin yetki ve olanakların paylaşılmasında Bandırma’yı mağdur edip, hizmet ve yatırımları engellediği konularının  bir ‘mazeret’ olarak sürekli sunulmasından  , bıkıp, usanmıştı. Büyükşehir ile Bandırma belediyeleri arasında ilişkinin bir türlü arzulanan  dengeye  kavuşturulamaması, yerel her hizmet ve yatırımların  aşırı siyasallaşma girdabında kaybolması kenti de partilileri de rahatsız ediyordu. Yerel hizmet ve yatırımlar konusunda zaman kaybı yaşanıyordu.

Bunun tek sorumlusu Mirza ve ekibi değildi. Bu konuda, CHP liderliği ve genel merkezinin  iktidar partisi ve özellikle Erdoğan’a karşı keskin ve uzlaşıya kapalı politikalarının da rolü  unutulmamalı. Ayrıca, Mirza ve yönetiminin, büyükşehir ile ilgili kamuoyuna sunduğu uzlaşmaz  profille, gerçekte bire bir yaşadığı ilişki ve diyaloğun farklı olduğu da gözden kaçırılmamalı .Örnek mi, Rotterdam ziyaretleri, yapılan görüşmeler ve imzalanan protokol, Marmara OSB konusundaki sergilediği 180 derecelik dönüşler…Bu da ayrı bir yazı konusu…


MAKVELİZM VE PRAGMATİZM..!

Şunu görmek gerekiyor: CHP lideri ve genel merkezinin, 31 Mart sonrası için yerel yönetimlerde  geliştirdiği politika da bir kırılma yaşandı, yaşanıyor. Özellikle AK  Parti ve iktidarına, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik dünkü uzlaşmaz söylem ve politikalar, kendi içinde çelişkili  karar ve uygulamalar da  barındırsa, adım adım terk edilmeye çalışılıyor. Siyasi Makyevelizm, pragmatizm ön plana çıkıyor.Bir anlamda, halk tabiriyle, köprüden geçene kadar ayıya dayı denmesi gibi bir olay…

Bu nokta da,Balıkesir’de CHP’nin ve CHP’li ilçe belediye başkanlarının  ve tabii ki, Tolga Tosun’un ilk günden bugüne büyükşehir başkanı Yücel Yılmaz ve büyükşehir belediye meclisinde  bugüne kadar yaşanmış sorunların diyalog ile aşılması yönünde sergiledikleri duruş ve geliştirdikleri politikanın iyi anlaşılması gerekiyor. Ancak, bu zor  ve  karşılıklı esnekliği ve tavizi gerektiren bu yolun altı ayın sonunda bir tıkanma sürecine girmeye başladığına da dikkat çekelim. Tosun da, karşılıklı  Şirinleri oynayarak, belediye ve kent adına,  olumlu bir sonuç sağlayamadıklarının farkında. Bu ilişki, karşılıklı samimiyetin sınanması  noktasında  gün geçtikçe  zehirleniyor.


ENSEYİ KARARTMAYIN..!

31 Mrt öncesinde olduğu gibi, sonrasında da Bandırma, kent olarak bulunduğu yer de. Sorun ve sıkıntılar biliniyor. Hizmete ve yatırıma aç bir kentten söz ediyoruz. ’Mart’ın sonu bahar’ dilerek, milletin ve kent toplumunun beklenti çıtası belediyecilik ve siyasi açıdan yükseltildi. Bandırma ve toplum, gerçekten baharı yaşamak istiyor ve bu altı aylık hizmet dönemi ile hiçbir şekilde mümkün değil ama hepimiz en azından bu yönde atılmış  ya da atılacak somut adımları görmek, yaşamak istiyoruz. İdeolojik ve siyasal tercihlerimiz ne olursa olsun, konu Bandırma olduğunda, yaşadığımız sorun ve sıkıntılar karşısında enseyi karartmadan, Başkan Tosun ve yönetiminin, bu altı aylık sürede ,eleştiri hakkımız saklı kalmak kaydıyla, aldığı olumlu karar ve  uygulamaları da görmemiz gerektiğine inanıyorum.


VAY ANAM VAY..!

Örneğin, bu yıl benim de konuşmacı olduğum, Kitap Günleri, son anda iptal edildi. Neden mi? Mirza yönetimi döneminde İstanbul’dan  yazar olarak kente taşınan organizatörlere ve yazarlara telif hakkı adına yaklaşık 500 bin lira ödendiği söyleniyor. Yazıktır, günahtır..!

Başkan Tosun ve yönetimi, bu fiyatları yarı yarıya makaslayıp, yarı fiyata, buyrun gelin deyince, beyzadelerin(gerçekten yazar olan ve yazarlık yapan arkadaşları ayırıyorum) bir an da işi çıkmış..! Yerel yönetim de etkinliği şimdilik iptal etmiş. Başkan Tosun ve yönetimini bu karardan dolayı kutluyorum.

Böyle dile getirilmekten imtina edilen onlarca şey var. Yeri ve zamanı geldikçe, kumuoyu ve okurlarımızla paylaşacağım.

Esen kalın..

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlar, takım elbise ve iç mekan


Etiketler: ENGİN ARICAN

Diğer GÜNDEM haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.