Bugün: 15.11.2019

ENGİN ARICAN VE BAÇEP-BAÇED

ENGİN ARICAN VE BAÇEP-BAÇED
Gazeteci-Yazar Engin Arıcan,BAÇEP-BAÇED oluşum süreci ve kuruluşunu yorumladı.09.03.2016 14:52

2016 yılının ilk günlerinde Bandırma Çevre ve Kültür Derneği (BAÇED) kuruldu.

 BAÇED’in kuruluşu bir sürpriz miydi?

Hayır!

Bandırma ve bölgede çevre hareketleri ve tarihi  üzerine ilk defa yazmıyorum. BAÇED’in kuruluşu, Bandırma ve bölge çevre hareketi açısından sadece bir köşe taşı niteliğindeydi. Bu tarihi en iyi bilenlerden ve emek vermiş ender insanlardan birisi Sedat Kutbek’tir. Bu konularda ne Kutbek gevezeliği sever ne de ben. Ayrıca yol arkadaşlarımız da sevmez…


Çevre aktivisti ve toplumsal aktivizmin ne olup ne olmadığı ve önemi üzerine bir çok makale yazdım. O yüzden yazdıklarımı yinelemenin fazla anlamlı olduğuna inanmıyorum. Ancak, bu çevre hareketi açısından yaşanmış süreç de  doğal olarak çok şey öğrendik. Bunlardan en önemlisi, çevrecilik gibi  bir hareketin kişiselleştirilmesi ya da belli bir siyasi anlayışın cenderesine sıkıştırılarak, bir anlamda nefes almasının engellenmesiydi ki, bir anlamda Bandırma Çevre Platformu (BAÇEP)’nu bu amaçla kurduk.


Zaman içinde BAÇEP’in kuruluş mantığının ve kaygılarımızın ne kadar da yerinde olduğunu hemen her fırsatta ve her ortamda gördük, yaşadık. Bandırma ve bölge çevre hareketi, BAÇEP’in bu oluşum anlayışından ve duruşundan hep kazandı.


BAÇEP bir anlamda Bandırma, Bandırma bir anlamda BAÇEP oldu!


BAÇEP’in içinde hemen her siyasi görüşten, renkten insan yer aldı, birlikte olmanın ve birlikte mücadele vererek, başarmanın, paylaşmanın hazzını yaşadı.


Kuşkusuz, BAÇEP’in  oluşumunun öncesinde  merkezi Bursa’da olan, yönetiminde çok sevdiğim arkadaşlarımın bulunduğu Güney Marmara Doğal ve Kültürel Çevreyi Koruma Derneği (GÜMÇED) vardı. Bir anlamda bu süreci özellikle GÜMÇED Genel Başkanı sevgili dostum Adnan Önürmen ile birlikte paylaştık ve arşınladık.


GÜMÇED, Gültekin Mutlu ve arkadaşları tarafından Bandırma’da ilk kez de kurulmuş bir dernek de değil. Harekete yabancı olmayanlar bunu bilir. Kutbek, yıllar önce derneği kentimizde kuran ve birkaç aktivistle kahrını ve çilesini çekendir. Dedik ya, bu konuların gevezeliğini sevmiyoruz diye…


Kutbek’in de çevre hareketini siyasallaştırma ya da kişiselleştirme adına özel bir çabası olmadı. Bildiği ve inandığı yolda (hatta aşırı mütevazi bir şekilde) yürümeye çalıştı.


Bandırma ve bölge çevre hareketine, dışsal siyasi veya farklı niyetlerle müdahale süreci Sahil Yenice ve Dutliman’da  dönemin Maliye Bakanı Unakıtan’ın sanayi yatırımı girişimleri döneminde yaşandı. Bandırma, bu müdahale sürecini başarılı bir biçimde püskürttü, amacından milim sapma yaşamadan, başarıyla işine baktı ama başarılarıyla da asla böbürlenip, şımarmadı.


Sonraki yıllarda Bandırma ve bölge çevre hareketi kendi içinde ilk kırılma çabasına ve dışardan siyasi amaçlı müdahaleye 2013  Mayıs Gezi eylemleri ve sonrasında yaşadı.


Ne GÜMÇED ne de BAÇEP, Geziciydi ve BAÇEP, Gezici anlayış ve hareketlerle arasına hep mesafe koydu!


Neden mi!?

Nedeni açık!


 yunus coşkun ‏@yunuscoskun  30 May 2013@memetalialabora Mesele hükümete çatmak değil mi? Mesele bir ağacı savunuyorum ayağına nasıl prim yaparız değil mi?


 “@memetalialabora: Mesele sadece Gezi Parkı değil arkadaş, sen hâlâ anlamadın mı? Hadi gel #direngeziparkı” İşte BU.. derdiniz AĞAÇ DEĞİL !”

Oluşumundan kuruluşuna her aşamada,  hangi siyasal anlayışa sahip olursa olsun, hangi siyasal partinin üyesi olursa olsun insan ve çevre sağlığına amaç olarak kitlenmiş GÜMÇED ve BAÇEP’in  iktidarları yıkmak, darbe yapmak, darbecilerin önünü açıp, birilerine stepne olmak gibi bir misyonu olmadı, olamaz da!


Ancak, özellikle Bandırma da Gezici anlayışla çevre hareketine sokulmaya ve bu hareketi yönlendirmeye çabalarına da kimi aklı evvellerin özel gayretleriyle tanık olduk. Gezicilik, okşanmaya, özellikle gençlik yönlendirilmeye, ‘gezici ruhu’ diye  dışardan üfürükçü çabalara tanık olduk. Bu üfürükçüleri,çok şükür ki iyi biliyor, hepsini tek tek tanıyoruz…


Bandırma ve bölge çevre hareketinin GÜMÇED ile yolları bu aşamada ayrıldı. BAÇEP BAÇEP olarak yoluna devam etti. Kimilerinin alenen ifade ettiği gibi,  yeni GÜMÇED yönetimi CHP ağırlıklı biçimlendi.  Bu da bir tercihdir ve saygı da duyduk, duyarız.

BAÇEP, öncesinde kaçındığı kumsal kimlik  kazanma düşüncesinden vazgeçerek, o güne kadar ki  çevrecilik anlayışına uygun olarak,  BAÇED olarak dernek kurma çalışmalarına başladı.


Öncelikle belirtelim: GÜMÇED, BAÇED’in hasmı falan olmadığı gibi, BAÇED de GÜMÇED’in  hasmı falan değildir. Her iki yönetim de kendi çevre anlayışına uygun, ama eksik ama fazla,  demokratik işlevini layıkıyla yerine getirmeye çalışacak. Erdek Körfezi Dayanışma Platformu ve  GÜMÇED yönetiminde yer alanlar da üyeleri de arkadaşlarımızdır. Bu yönetimlerin arasında düşünsel ya da pratik anlamında bir sorun olursa da medeni insanlar olarak, saygı çerçevesinde karşılıklı oturur, konuşur, tartışır ve  anlaşırız. Kimsenin kimseyi ötekileştirmesine, kişilikler üzerinde tepinmesine, birbirini  çocukça ama aptalca hırpalamasına, egosunu bir şekilde tatmin etmeye çalışmasına ihtiyaç yok!


Ancak, BAÇEP-BAÇED olarak bizim bir rahatlığımız var: BAÇED kurucular kurulu ve yönetiminin, dernek içinde ve faaliyetlerinde  siyasi bir partiye karşı aidiyeti yok! Kim hangi partinin üyesiyse, siyasal anlamda neye inanıyor ve siyasal sorumluluğu neyse, konu BAÇEP-BAÇED olduğunda hepsi kapının önünde kalır. Sorumluluğumuz tektir ve oda insan ve çevre sağlığının korunması, geliştirilmesidir.


Ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz deyişine uygun olarak BAÇEP-BAÇED’in de kurucuları ve yönetimlerinin düşünce, temsil ve konum çeşitliliği bunun en somut ifadesi ve göstergesidir.


Ancak, görünen o ki, BAÇED’in kuruluşu birilerini fazlasıyla rahatsız etmiş olacak ki, kimi BAÇED olayını şahsım nezdinde kişiselleştirerek, kimisi yekten  yönetimimizi toptancı bir anlayışla siyasal açıdan etiketleyerek, siyasal açıdan BAÇEP-BAÇED’i kategorize etmeye çalışmış… Kimisi fırsat bu fırsat yorum yapma adına hakaretlerinde  ifrada varıp, yalan yanlış bilgilerle, kafasına göre kamuoyunda bir algı yaratma gayreti içersine girmiş.


Yazık, herkes kimliğine kişiliğine, cürmüne yakışanı yapar.

Evet, dedik ya ne gevezelikle ne de gevezelerle işimiz yok!

 

Mevlana’nın şu sözleri ile konuyu noktalamak  istiyorum:

“Suskunluğum asaletimdendir

Her lafa verilecek bir cevabım var.

Lakin bir lafa bakarım laf mı diye.

Bir de söyleyene bakarım adam mı diye?”

 

Kimin ne derdi var ise, yerimiz belli yurdumuz belli… Gelirsin ADAM gibi, sorar, öğrenirsin. Gerisi hikaye ve yakışmıyor, yazık…Hoş, dün ADAM olamayanlardan bugün ADAM olmayı beklemek de hayal…Laf üretip, kimse gevezelik yapmamalı.. Her kim neye inanıyor ise anlayışına uygun olan neresi veya kimler ise, yanında ya da içinde yer alıp, bir şeyler üretmeli… Kimse hariçten gazel okumamalı…

 

Bandırma ve bölgenin, it dalaşına değil, buna ihtiyacı var!

 

Sonuç olarak; BAÇEP-BAÇED kurucular kurulu ve yönetiminde yer alan her arkadaşımın kapıları sonuna kadar açık. Oluşumumuz ve kuruluşumuzla ilgili hangi insanımızın kafasında en küçük bir soru işareti var ise, neyi konuşmak ve tartışmak ya da bilgilenmek istiyorsa, saygı ve nezaket sınırlarını ihlal etmemek kaydıyla,  buyursun ya da bizlerden kimi istiyorsa çağırsın, biz açığız ve hazırız. BAÇEP-BAÇED özgün, demokratik, sivil  bir insiyatif, çevre ve kültür hareketidir.

Esen kalın…


Etiketler: ENGİN ARICAN

Diğer GÜNDEM haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.