Bugün: 02.12.2020

OZAN UTKU:BİR SINAVIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

OZAN UTKU:BİR SINAVIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Ozan Utku Arıcan, geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşen KPSS sınavlarını ve öğrenci ile velilerin yaşadıklarını kaleme aldı.09.09.2020 16:58

Sabaha karşı 5.32..

Kalbimden gözlerime bir heyecan dalgasıyla karanlığa uyandık.

Sınav.. Sınava yetişeceğiz.. Uzun bir yolu aşmamız gerekiyor.

Her zaman ki ataklığıyla kalkmış sevgili annem..

İstemezdim uyandırmayı.. Yorgun beyni ve vücuduyla saatlerce sürecek yarışımızın bekleyenleri arasına karışacak.

Bu satırlar tarihte yaşanmış bir anın çizgileri, sessiz hareket eden inişli çıkışlı renkli dalgalarından ibarettir.

İçerisinde, kelimeler ve cümlelerin yetebildiği ölçüde umut ve umutsuzluklardan bahsediyorum.

Sabah 6.30

Çiçeğim yollara düştü.. Sınava doğru yeniden güneşte açmak için arılar tarafından taşınan bir otomobille Balıkesire doğru gitmekte.. Bir sürü aile Bandırma’dan henüz Balıkesir’e doğru hareket ediyor.

Hepsi telaşlı, gergin..

Yarış atlarını transport kargo misali yarışa doğru taşıyorlar. Hepsi yıl boyu antrenman yaptı, beslendi, taktikleri aldı ve yarışa hazır hale getirildi.

Bense, onların arasında bir sütçü beygiriyim.

Anlamam öyle doğru işaretlemelerden, taktiklerden, incik boncuk ayrıntılardan.. Alıştık ezber bozmaya, şimdi ise ezberi yerine getirmemiz isteniyor. Fıtrata ters.!

Onlar ise, belki senelerce hazırlanıyorlar.. Rahat bir hayatın getirdikleri gözlerinde canlanıyor..Babalar anneler, etinden, tırnağından eksilterek taşıyorlar bu evlatları.. Belki emanet arabalarla, otobüs veyahut trenle..

Bizim buralarda adalardan gidenler de var elbette..  Önce gemiyle Erdek’e, oradan 130 km yol Balıkesir’e doğru bir yolu kat edeceklerini düşündükçe, ister istemez içimi bir üzüntü kaplıyor. Aklımın mantık sınırlarını zorluyorum. Bu çocuklar, bir sınav, bir yarış için mi karga bokunu bir gün önceden yemeden yollara düşüyorlar diye!?.. 

Nitekim, düştüler. !

Düşmek zorundalar..

Başarmak zorundalar.. !

Başarı algısı, sabah 8 akşam 5 olmak zorunda.. Oysa ki,yıllarca süren eğitimin karşılığı altın kasede verilmeli.. Bir kuru toprakta değil.. Onlar ,el bebek büyüdü. Bizler, el bebek gül bebek büyütüldük ve avutulduk.. En iyi ve en güzeli olmalı. Bir elimizi soğuk suya değmemeli tabiri caizse. Elit insan olabilmeli sonuçta insan bu hayatta değil mi?.

Ne kadar isterdim bir toprağı eşelemeyi, o güzelim taze sebzelerle, çiçeklerle ilgilenmeyi. Garibim Anadolu, genç yaşta eğilmiyor ki, bu eğitim sistemi sana doğru.!

Oysa ne kadar muhtacız, bir yudum suya, buğdaya. Artık o bile yetmiyor!. Bu kadar hastalık ve virüs içerisinde çeşit çeşit, karış karış dolmalı toprak, her bir çevresiyle..

Saat 07.00

Benzin aldı tüm millet.. Benzin 6.88’di English Limited Company Shell’de.. Kaliteli..Motoru koruyor diyorlar.. Yerli malı halkın malı, herkes onu kullanmalı diyeli onlarca sene geçti ve geçmekte.. Yerliye güven kalmadı.. Neyse ki sınav yerli.!

Saat 08.00

Susurluk’ta tost 15 TL. imiş. 4 kişi yedik. Bizim gibi nice insan belki yemiştir. Yemeyenler kusura bakmasınlar. Nede olsa parası olan konuşuyor. Sistem bu.!

Saat 08.30

Çift şeritli yollar ana baba günü gibi. Kamyonları vızır vızır sollayan arabalar. İçerisinde bizler, gidiyoruz bir sınav derdine.. 8 aydır Bakanlık korona için uyarıyor. Bu yüzden Balıkesir bölgesi gibi 81 ile, yüzlerce şehir ve köy taşınmak zorunda kaldı. Oysa, sadece Bandırma’daki okullar Bandırma dahil Erdek ve çevresini bile kaldırabilirdi.  (Söz de Bandırma’da  17 Eylül Üniversitesi var..!Neden ve niçin Balıkesir’e taşınır on binlerce  genç ..!?)

Gariban insanlarım taşınmak zorunda kaldı Balıkesir’e, tüm bölge merkeze aktı.

Saat 09.00

Sınavın başlamasına 1 saat 15 dk. kaldı.

Ailelerin kimi okulun hemen bitişiğindeki çamın altındaki iki adım genişliğindeki kaldırımda, kimisi okulun hemen köşe çaprazında bulunan tek kafede poğaça ve çaylarını dip dibe yemenin derdinde.

Şaşırarak bakıyoruz onlara, hayat, bir sınavdan daha değersiz belli ki!.  Şimdilerde her gün 50 küsur kişi hayatını kaybediyor. Virüs her gün yeni hastaları hastanelere, hastanelerin mücahitlerine taşıyor.

İnsanlar umursamaz.. Sağır!..

Sadece kollarındaki saatin akrep ve yelkovanının adım adım ilerleyen sesine kulak asmakta..

Saat 09.30

Artık kafese girme vakti..!

 Yüzlerce öğrenci meslek lisesinin kapısına aileleriyle 3-4 kişilik öbekler halinde, okulun önündeki araç yolunu kaplarcasına yayılmış vaziyette.. 6 aylık güvenli fiziksel alan ise, bir köşede ağlıyor garibim.. Kimisi maskeli, kimisi maskesiz..  Düşünmüyor değilim, ‘siz sürü müsünüz aaa be kardeşim..! İlla dürtmek mi lazım maske takmak için’ diye. Lakin dürten de yoktu. Ne de olsa candır, insan bir uyaran olsun istiyor. Okulun dış kapısına doğru geldiğimde, insanların arasından sıyrıla sıyrıla okulun bahçesine doğru girmeyi başardım.

Saat 09.45

Sınav binasına girerken, 21. yüzyılın evlatları bizler, hiç mi hiç sosyal mesafeye uymadık demeyeceğim. Ama yarı yarıya uyduk diyebilirim. En son bir kişi arkamda yüzümü dönsem öpüşecek kadar yaklaştı sağolsun. Maskenin de, fiziksel mesafenin de önemini anlamam için pekiştireç görevi gördüğü için teşekkürlerimi iletiyorum.  Neyse ki kapıdaki görevli biraz dezenfektan sıktı, hemen ellerimi ovuşturdum iyice.

Keşke ovuşturmasaydım da avucumda tutsaydım...! Nerden bileyim içeride lazım olacağını?  O tuvalete girince, koronanın bile barınamayacağı ortamı yarattığı için kamuya içten içe teşekkürlerimi gönderdim. Eminim, diğer öğrenci arkadaşlar da göndermiştir.. Kilometrelerce yolları aşıp, sınav öncesi tuvalet sırasının koridor boyu uzayacağını kim nerden bilebilirdi?

  Saat 10.15’e yaklaşıyor.

Sınıf sıra düzeni korona öncesiyle aynıydı desem inanmazsınız. En azından sola doğru sıradaki sağa doğru kayınca sıkıntı olmuyor da, arka sıramız dolu. Sonuçta arkadakinin öne doğru havasının gelme ihtimali yakınlık itibariyle daha yüksek. Ayrıca sınav başlayınca maske takma zorunluluğu da yokmuş.! Keşke o okulun yarısı Bandırma’da girseydi sınava, 1 sıra boşluk bırakırdık, sınıf kapasiteleri yarı yarıya kullanılırdı. Bunu her öğrenci düşünmüşte, bizi bu sınava sokanlar akıl edememiş, demek oluyor ki bir sonraki sınavı, sınava girenler düzenlerse, hiç fena olmaz!.. Bizi bilmeyen düzenleyince, sabahın köründen güneşin batışına, hep gölgede kalıyoruz.

Saat 17.00

Bu saate kadar tüm sınavlar tamamlandı. Yemekler yendi, paralar harcandı. Kimisi borca girdi boynu bükük döndü, kimisi de keyfini sürdü. Ama bir şekilde evlatlarını sınava soktular, bu günü de atlattılar.  Günün sonunda herkesin aklında şu soru kaldı. Korona mıyız? Bu kadar yolu gelmeye, trafiği çekmeye, bu kadar  para harcamaya değer miydi?

Canımızı düşünmek için saat geç oldu. Belki de virüsü kapmıştık. Diğerleri? Diğerlerini boşver canım, eğitim turizmi canlansın!.

Kalın sağlıcakla.


Etiketler: OZAN UTKU ARICAN

Diğer GÜNDEM haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.