Bugün: 31.10.2020

MEHMET'İN NAZIM'A BİLİNMEYEN MEKTUPLARI

MEHMET'İN NAZIM'A BİLİNMEYEN MEKTUPLARI
Akademisyen Mehmet Perinçek, büyük Türk şairi Nazım Hikmet'in daha önce kısaltılarak yayımlanan, evlat hasreti ve Kore Savaşı'ndaki anti-emperyalist tutumunu işlediği 'Kore'ye Giden Gemi' şiirini Rusça'dan çevirerek tam metniyle yayımladı.14.10.2020 15:52
RSOY İRŞİ

Türk şiirinin büyük ustası, devrimci aydın Nazım Hikmet'in oğlu Mehmet Hikmet iki yıl önce bugün kaybettik. Büyük şair, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ndeki ilk yıllarında Demokrat Parti hükümetinin Amerikan emperyalizminin yanında Kore'ye asker göndermesini ve oğlu Mehmet Hikmet'e duyduğu hasreti eserlerinde çokça işledi. 

Akademisyen, yazar Mehmet Perinçek, #Tarih dergisinde büyük ustanın Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nde yazdığı "Kore'ye Giden Gemi" şiirinin Moskova’da şiirin orijinalinden yapılan Rusça çevirisini buldu ve tekrar Türkçeye kazandırdı. Perinçek, dergideki makalesinde büyük şairin oğlu Mehmet'in babasına yazdığı bilinmeyen mektupları da okurlarla buluşturdu.  

'KORE SAVAŞI VE MEHMET'İN ÖZLEMİ O ŞİİRDE BULUŞTU'

Perinçek yazısının bir bölümünde şunları kaydetti: ''Nâzım Hikmet 1951 yazında SSCB’ye geldiği zaman, ilk yıllarındaki edebiyat ve siyasal yaşamında Kore Savaşı (1950-1953) önemli rol oynamıştı. Ayrıca ölene kadar oğlu Mehmet’e duyduğu özlem de hiçbir zaman eserlerinin gündeminden düşmedi. Büyük şair, 1953’te yazdığı bir şiirinde ise bu iki temayı birleştirmişti. Ancak “Kore’ye Giden Gemi” başlıklı şiirin özgün Türkçe metni bugünlere ulaşmadı. Sadece şiirin içinden küçük bir kısmı, Nâzım’ın ölümünden sonra farklı bir başlıkla Türkçe olarak yayımlandı. Şiirin tamamına Rusça çevirisinden ulaştık ve Türkçe olarak okuyucusuyla ilk kez bu sayfalarda buluşuyor.''

Nâzım Hikmet, Moskova’daki evinde oğlu Mehmet’in fotoğraflarına bakıyor. (V. L. Vorobyov, A. A. Kolesnikov, Nâzım Hikmet Sudba Poeta, 2016)

ÖLÜMÜNDEN SONRA GENİŞ BİR KISMI ÇIKARILMIŞ

“Kore’ye Giden Gemi” adlı şiirin, ilk defa SSCB Yazarlar Birliği’nin günlük yayın organı Literaturnaya Gazeta’nın 9 Temmuz 1953 tarihli sayısında yayımlandığı belirten Perinçek, yazısında şöyle diyor: ''Gazetenin birinci sayfasında manşetten verilen şiiri, Muza Pavlova Rusçaya çevirmişti. Şiir daha sonra Nâzım’ın Moskova’da 1953’te Rusça basılan Seçme Eserler’inde (İzbrannoe, s. 266-268) yer aldı. “Kore’ye Giden Gemi”, şair hayattayken yakını da olan A. K. Sverçevskaya’nın hazırladığı Rusça Nâzım Hikmet Bibliyografyası’na da (Nâzım Hikmet: Bibliografiçeskiy Ukazatel, 1962, s. 52) girmiştir. Nâzım’ın ölümünden sonra şiirin Kore Savaşı’yla ilgili olan geniş bir kısmı çıkarılmış, eser Türkçede sadece oğluna hasretini dile getirdiği dizeler bırakılarak, “Benim Oğlan Fotoğraflarda Büyüyor” başlığıyla yayımlanmıştır (Türkçe ilk yayımlandıkları yerler için bkz. Nâzım Hikmet, Tüm Eserleri VII: Saat 21-22 Şiirleri ve Eserlerine Girmeyen Şiirleri, 1979, s. 504-505). Tabii şiiri kimin kısalttığını, hatta ana gövdesini çıkarttığını söylemek zor. Bu kadar geniş çaplı olmasa da, şairin kendisinin gençlik yıllarındaki şiirlerini daha sonradan değiştirdiği, kısalttığı ya da onlara eklemeler yaptığı biliniyor (bkz. Mehmet Perinçek, “Bilinmeyen şiirleri ve dizeleriyle... Nâzım Hikmet”, #tarih, Ocak 2019, s. 36-39). Ancak bu şiir, Nâzım’ın sağlığında ne Türkçe ne de Rusça olarak kısaltılmamıştır ve şiirin başlığı değiştirilmemiştir. Ayrıca şairin ölümünden 1 sene önce çıkan bibliyografyada da “Benim Oğlan Fotoğraflarda Büyüyor” başlıklı bir şiir bulunmamaktadır. Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki, Türkçe baskılarda “Benim Oğlan Fotoğraflarda Büyüyor”un altına 1954 tarihi düşülmüştür. Oysa “Kore’ye Giden Gemi” şiiri 1953’te yazılmıştır (dolayısıyla bu tarih de düzeltilmelidir).''

Kore'de Türk askerleri

AYAK BASAR BASMAZ KORE SAVAŞI'NI ELEŞTİRDİ

Perinçek, usta şairin Kore Savaşı'nı o dönemde yazdığı birçok şiirinde işlediğini vurgulayarak şöyle diyor: Şairin o dönemde Kore Savaşı’na dair çok sayıda şiir kaleme aldığı biliniyor: “Bir Hazin Hürriyet”, “Seni Düşünüyorum”, “Kore Türküsü”, “Mektup”, “23 Sentlik Askere Dair”, “Kore’de Ölen Bir Yedek Subayımızın Menderes’e Söyledikleri/Diyet”. Aynı konuyu “Bir Hazin Hürriyet”, “Doğum”, “Gazete Fotoğrafları Üstüne/Korku” şiirlerinde de işlemiştir.'' Perinçek, yazısında şairin Moskovaya ayak basar basmaz Demokrat Parti hükümetinin Kore Savaşı’na katılmasını sert bir şekilde eleştirmeye başladığını ve ilk günlerindeki yazı, konuşma ve demeçlerinde bu konuya sıkça değindiğini de belirtiyor.

Nâzım Hikmet, Victor Hugo’nun 150. doğum yıldönümünde söze Kore Savaşı’yla başlamıştı. Moskova, Mart 1952 (Fotoğraflarla Nâzım Hikmet, s.114).

Türkçe'ye yeniden kazandırdığı Kore'ye Giden Gemi şiirini Perinçek, şu notla okurlara sunuyor: Kore’ye Giden Gemi Nazım Hikmet’in 1953’te yazdığı “Kore’ye Giden Gemi” şiirinin, Türkçede ilk defa yayımlanan tam hâli (Mavi dizeler, Rusça çevirisinden çevrilmiştir. Türkçe olarak “Benim Oğlan Fotoğraflarda Büyüyor”la örtüşen dizeler ise “siyah” olarak bırakılmış ve özgün metni korunmuştur).

[!] Rahmi Bey ve köpekleri Nâzım’ın başka şiirlerinde de geçmektedir. “Hapisten Çıktıktan Sonra” başlıklı şiirinde “Ajans haberlerini okuyor radyosu Rahmi Beylerin” dizesi yer alırken, “Macaristan Notlarında”da “Karıcığım,/geceleri kapatıp pencereleri/radyoda Moskova'yı bulup/Erdem'i dinliyorsundur yine,/mürettip Şahap'ın anasıyla beraber./Ve harap mahallede, yıldızların altında Ağustos böcekleri;/düdükleri bekçilerin,/bir de Rahmi Beylerin artsız arasız uluyan köpekleri.” dizeleri bulunmaktadır. Rahmi Bey’in Nâzım Hikmet’lerin İstanbul’dan komşusu olduğu düşünülebilir).

Münevver Andaç, Müzehher Hanım, Vâlâ Nureddin, Nâzım Hikmet, Zekeriya Sertel, Renan, arabada Mehmet, Mühürdar Bahçesi, 1951 Haziran (RGALİ fond 2250, liste 1, dosya 495, yaprak 3).

ÖZLEM TEK TARAFLI DEĞİLDİ

Perinçek, dergideki yazısında Mehmet Hikmet'in babası Nâzım Hikmet’e yazdığı bilinmeyen mektuplarını okurlara sunuyor. Perinçek yazısında şöyle diyor: “Kore’ye Giden Gemi” şiirine de yansıyan oğlu Mehmet’e özlemi tek taraflı değildi. Mehmet, büyüdükçe daha bebekken ayrılmak zorunda kalan babasını tanımaya başlamış; ona şiirler, mektuplar yazıp resimler çizmiştir. Bu mektupların bir kısmı, Rusya Edebiyat Sanat Devlet Arşivi’ndeki (RGALİ) Nâzım Hikmet koleksiyonunda bulunmaktadır.

1995'E KADAR MEKTUPLAŞMALARI YASAKTI

1951’den Türkiye’den kaçırıldıkları 1961’e kadar, Nâzım Hikmet’in eşi Münevver Andaç ile oğlu Mehmet Hikmet hep gözetim altında tutulmuş, kapılarının önünde bir polis cipi bekletilmiş, pasaport istekleri sürekli geri çevrilmiştir. Hatta 1955’e kadar mektuplaşmaları dahi yasaktır (Memet Fuat, Nâzım Hikmet: Yaşamı, Ruhsal Yapısı, Davaları, Tartışmaları, Dünya Görüşü, Şiirinin Gelişmeleri, 2015, s. 579). Dünya Barış Konseyi’nin Belçikalı üyesi Elizabeth Blum, 50’li yıllarda Türkiye’ye gidecek olan yakın dostu Belçika Başbakanı Spaak’tan Ankara’da Türk yöneticilerle konuşması dileğinde bulunmuştu. Spaak’ın Adnan Menderes’ten istediği, Nâzım Hikmet’in ailesinin serbest bırakılmasıydı. Ancak sadece mektuplaşmalarına izin verildi.''

İlk kez Perinçek tarafından yayımlanan Mehmet Hikmet'in Nazım Hikmet'e mektupları şöyle:

MEHMET’TEN NÂZIM’A / 1. MEKTUP

 ‘Canlanacak yavrusu

Hayalinde babamın.

Mektubumu alınca'


“Babacığım bu şiiri Sana yazıyorum.

Mektup

Şu, küçük zarfın içi

Sözlerle dolu sıcak.

Biraz sonra uçakla

Babama ulaşacak

***

Götürecek gönlümü

Satılardan kanatla

Dil dökecek babama

Sevgi dolu bir tatla


Etiketler: MEHMET -NAZIM

Diğer TÜRKİYE haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.