Bugün: 27.10.2020

KAYMAĞI KİM YİYECEK(!)?



Bu sefer lafı fazla uzatmayacağım çünkü zaten denecek de fazla bir şey yok bu konu hakkında ya da “pes” dışında ne denebilir ki?! Bilemeyeceğim artık. Güzel Anadolu’dan bahsetmişken geçen yazımda, gelin bu sefer sizi güzel Anadolu’mun doğusuna götüreyim. Önce Elazığ’a ardından Erzurum’a geçelim. Malum yaşadığımız kış ayları süresince, Erzurum’daki Palandöken karın da yağmasıyla kaymaklı bir ekmek kadayıfı gibi olur. Tadından yenmez doğrusu. Üzerinde ki kar tabakası, kaymağı andırırken, altındaki dağın görkemi karlarında üstünü örtmesiyle biraz daha yumuşak bir hal alır. Neticesinde de almış olduğun hazdan dolayı da tadından yenmez olur. Tabi bir husus daha var belirtmek istediğim, sizinde bildiğiniz üzere her şey yerinde güzel olur. İşte birileri var ki, ağzının tadını biliyor olmalı yerinde o hazzı tatmaya gitmiş. Hani var olan bir tatil planının arasına sanki deprem sıkıştırılmış, bahaneyle oradan oraya geçilmiş gibi davranmaktan kendini alıkoyamayan. Kaymağı yemeye kadayıftan başlayan. Ama buradan da şu anlaşılmamalıdır ki ben insanların kadayıf yemesine karşı değilim. Tabii ki de her insan kadayıf yiyecek ve yemelidir de. Burada sadece yanlış olan husus zamanlama hatası. Bir de işin öteki tarafı var. Kadayıfı yemeye kaymağından başlayanlar(!) Ülkemizin saygıdeğer(!) kurumlarından biri, geçenlerde bir skandal diye tabir edeceğimiz bir olaya imza attı. Halkımızın, ülkemizin her neresinde olursa olsun zor bir anında kaymak gibi yüreklerinden ülke menfaatine koparıp, bir araya getirip, Bal kaymak kıvamında ve tadında oluşturdukları dayanışma kaymağını, yemesi gerekenlere değil de, eski zamane savaşçıları vasfındaki bir gruba, oradan da Türkiye gençleri yahut gençliği kisvesi altındaki bir grubun damaklarına oradan da kendilerinden olmayanlara karşı yardımcı olmayan yardımcılar grubuna sürülmesi iddiasından  bahsedeceğim. İddia diyorum çünkü daha kesinliği tartışılıp tartışılmadan kendimizi bu kimin eli kimin cebinde durumunun içinde buluverdik. İçinde bulunduğumuz bu karışık geniş açılı üçgen tabağının ortasındaki kaymak bereketinden olsa gerek bu tabağın bütün köşelerine pay edilebilecek bollukta. Hatta bunun dışında ihtiyacı olanlara bile yetecek kadar(!) Düşünün,  ülkenin iş adamından, sanayicisine, esnafından, vatandaşına hatta cep harçlıklarını biriktirerek yüce gönlünü bir küçük kumbaraya ya da zarfa sığdırmayı başarabilmiş çocuklar bir araya gelmiş, ideoloji, sınıfsal farklılıklar, yaş, dil, din, cinsiyet, ırk gözetmeksizin tek vücut olmuş iken mensubu oldukları kuruma ve mesleklerine yakışmayacak bir biçimde, yaptıkları bu şey de yanlış olan şey sadece her şey(!)
Vallahi dediğim gibi söylenecek pek bir şey kalmasa da Kaymağı kim yiyecek? Ya da çoktan yedi bile bilmem ama yemesi gerekenlerin gerektiği kadar yiyemediği açık.
Saygılarımla…  

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 75