Bugün: 16.10.2019
  • Ana Sayfa
  • »
  • BİR GAZETEYİ SON YOLCULUĞUNA UĞURLAMAK…

BİR GAZETEYİ SON YOLCULUĞUNA UĞURLAMAK…


Mesleğe verdiği değer ve kattıklarıyla saygı duyduklarınız “buraya kadar” diyorsa.. İşte buna üzülmek gerek.

 

 

 

 

BİR gazetenin kapanması çok umurunda değildir şimdikilerin.

Hem zaten “kaç kişi gazete okuyor ki…”

Yayın hayatına son verilmesi gazetenin..

Bir anlamda ölümdür.

Vefat ilanı gibi!

“Gazetemizi son yolculuğuna uğurladık…”

 

***

AMAAAN, kapandıysa kapandı.. Bir yığın gazete var zaten memlekette.

Hem ayrıca hepsi aynı değil mi; haber aynı, resim aynı, bir tek başlıklar değişik.

Öyle olmuyor işte o işler.

Kiminde emek vardır, alın teri vardır, yılların birikimi, deneyimi vardır, şehre katkısı vardır, insanları aydınlatan yayınları vardır.

Kiminde vurdu kırdı, şantaj tehdit; çak manşeti kap parayı.

İlkesiz, tutarsız, ahlaksız, gereksiz şeylerdir.

Millet onlara döner bakar; “bugün kim kimi şeyttirmiş…”

Meraktan canım, meraktan.

 

***

SİZ bilir misiniz, Belediye’nin Fırıntaş’ında üretilen ekmeğin çok ince maliyet hesabını yapan.. Sonra Belediyeci abilere “milleti kazıklıyorsunuz” diye hesap soran.. Bıkmadan usanmadan aylarca ekmek konusunu işleyip, milletin kursağından çalınan lokmaların peşine düşen gazeteciliği?

Bu küçük bir örnektir. Nice mazi olmuş mevzunun peşinde, milletin çıkarı için daktilo başında gece gündüz tepinen bir meslek büyüğümüzdü Ekrem Balıbek.

Yeni Haber’i kurdu, yaşattı, ölene kadar ayakta tutmayı başardı. Öldükten sonra çocukları yayına devam etti ve buraya kadar getirdi.

Buraya kadar. Bundan sonrası yok.

Yeni Haber’i kapattılar.

Ekrem Balıbek bu şehrin hafızasıydı yaşarken.

Geride bıraktığı gazetesi, ilkeler anlamında O’nu idealize ediyordu belki ama..

Yayıncılık konusunda beklenen performansı sergileyemiyorlardı.

Bu benim izlenimim tabi.

Yine de Yeni Haber bu şehrin, bu memleketin yolunu aydınlattı uzun yıllar.

Balıkesir’e verilen emek yadsınamaz.

 

***

BİR Ekspres vardı, Kıpçak Ailesi’nin yayımladığı.. Yaşayan en eski gazeteydi. Kıpçaklar devretti, elli küsur yaşında.. Devralanlar da devretti sonra. Yayınını sürdürüyor.

Yeni Haber, Ekspres’ten sonra en eski, en köklü gazetesiydi Balıkesir’in.

Bu şehir o kriterlere bakmıyor artık. Modları kodları değişti Balıkesir’in.. Gazeteyi silah olarak kullanan ve kullandıranlar makbul. Ne kadar çok çakarsan, o kadar iyi!

Hem zaten Facebook kalemşorları itibar görüyor artık; senin köklü mazisi olan gazetene kimse dönüp bakmıyor. Şehri yönetenler, egemenler, ağalar, beyler, kimi daha iyi kullanacaksa onunla iş tutuyor bugün. Gazete köşelerinde memlekete dair patlattığın kafalar, patladığıyla kalıyor yani.

 

***

ESKİDEN üç beş gazetesi, az sayıda gazetecisi vardı Balıkesir’in.

Bugünkü gibi kolay değildi bu işler.. Ağır emek gerektirirdi. Kopyala yapıştır diye bir gazetecilik modeli yoktu.

Hizmet Gazetesi vardı meselâ.

Askerlik bitince orada muhabirliğe başladım. Özakbaşlar gazeteyi Şayakçılar’a satmıştı. Bir yıl kadar çalıştım. Girdiğimde kadro kalabalıktı. Sonra yavaş yavaş ayrılmaya başladı ekiptekiler. Son kertede yalnız başıma kaldım. Sabahtan akşama kadar haber takibi, yazı çizi, sonra bodrum kattaki matbaaya inip dizgi baskı işlerine yardım ediyordum.

Rahmetli Tolga Şayakçı ara sıra gazeteye gelir, hal hatır sorar giderdi.

Zaman zaman da babası merhum Ali Şayakçı telefonla arayıp benim iktidarı örseleyen yazılarıma söverdi. ANAPdönemiydi.. İş alemi, iktidarın kanatları altındaydı. Azıcık eleştiri bile rahatsız ediyordu.

Şayakçı hesap kitap yaptı.. Hep cepten gidiyordu yani. Abone işleri dönmüyor, resmi ilanlar yetmiyor, gazete kendi kendini finanse edemiyordu.

“Kapatıyorum” dedi.

Bir veda yazısı hazırladı, “bunu tam sayfa basın” dedi.

Kapanacağı az çok anlaşılan gazetede kimse kalmadı tabi; matbaacılar da uçup gitti. O veda yazısının entertip dizgisini yapmak bana düştü. Dizgi de arızalı; Özakbaşlar Demokrat’ı yayımlamaya başlamıştı o yıllar.. Gittik, onların entertibinde dizdik yazıyı.

Son sayıyı çıkardık. Ertesi gün çıkışım verildi. Hizmet Gazetesi defterini kapattık.

 

***

YILLAR sonra rahmetli Tolga Şayakçı ile bir yerde oturduk lafladık. “Keşke kapatmasaydın gazeteyi” dedim. Kapatma kararını aldıracak gerekçeleri sıraladı bir bir.. Sonra, “senin şimdiki tecrüben olsaydı kapatmazdık” demez mi.. Ne diyeceğimi bilemedim.

Şayakçılar’da o zaman işler güçler çok iyi.. Balıkesir’in vergi rekortmenleri arasındalar. İhracat gani. Dünyaya mermer satıyorlar. Yani, tek kuruş kazanmasa bile şirketlerden gazeteyi finanse etmeleri mümkün.

Geçimini sadece gazete yayımcılığından sağlayanları düşünün bir de.

Yaşatmak kolay iş değil.

Ekrem Balıbek’in peş peşe gelen ekonomik krizlerle nasıl boğuştuğunu az çok bilenlerdenim. O yıllarda biz de aynı sıkıntıları yaşadık; darbe yedik, sallandık, sendeledik, çok şükür yıkılmadık.

 

***

YANİ dostlar, gazetenin kapatılması kararını aldıran durumları ve o ruh halini iyi biliriz.

Bu zanaatın hakkını veren gazetelerin ve gazetecilerin yaşaması, yaşatılması gerektiğine inanırız.

Şantajcıların, tetikçilerin, meslek soytarılarının, bu sektörde cirit attığı bir ortamda, doğruyu, dürüstü, namusluyu, memleketi için kafa yoranı tercih edin.

 

***

ŞİMDİ sanıyorsunuz ki, gazetenin kapanma kararı vermesindeki en büyük etken para.

Elbette gazetenin yaşaması için kazanması şart.

Ama gönül yorgunlukları daha ağır basar. Verdiğiniz emeğin karşılığında bir kuru teşekkür beklersiniz meselâ bu şehirden.. Alamazsınız.

 

***

KİMLER kimler gazeteciliğe soyundu bu memlekette. Geçmiş zamanda çok ortaklı gazete işletmeleri de açıldı; ortakların tamamı iş adamı, tüccar, esnaftandı. Tuzları kuruydu. Bu sektörü işlerinin yürümesi için araç olarak kullanma hedefindeydiler. Kalıcı olamadılar.

Onlara üzülmeyiz. O formatta bir tanesi kapanır, bir başkası açılır, sıkıntı olmaz. Yokluğunu hissetmezsiniz. Varlığı da kifayetsizdir zaten.

Mesleğe verdiği değer ve kattıklarıyla saygı duyduklarınız “buraya kadar” diyorsa..

İşte buna üzülmek gerek.


Etiketler: TARIK SÜRMELİOĞLU 
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 96