Reklamı Geç
YAZARLAR
TOPLUMSAL ALZHEİMER
Ozan Utku ARICAN
29 Ağustos 2022 - Pazartesi 19:46
330 defa okunmuş.

 İnsanlarımız günlük olayları değerlendirirken genellikle yüzeysel çıkarımlarda bulunuyor. Bu birçok şeyin sığ anlaşılmasına sebep oluyor. Sığ edinimlerimizi, düşün tartısında tartmadan, akıl laboratuvarında parçalara ayırıp incelemeden; ham şekilde çevremizle paylaşmayı beklide bize daha kolay geliyor. Düşün karakterimizi geliştirmediğimiz sürece, aynı minvalde bu paradoksun içerisinde yuvarlanıp gidiyoruz. Kimi zaman doğru çıkarımlar içerisinde olsak da, akışından ivme kaybeden su nasıl zamanla durağanlaşır, canlılığını yitirerek bataklık olmaya başlıyorsa; insan yeni yollar arşınlamayı bıraktığı ve heyecanını kaybettiği anlarda aynı çürümeyi yaşıyor. Bu kaçınılmaz bir gerçek.

   Toplumun, toplumsal alzheimer içerisinde düştüğü dönemlerde, dağın zirvesinden aşağıya doğru seke seke, döne döne yuvarlanan bir kaya misali, toplumda zamanla yuvarlanır durur. Taa ki rastgele bir yerde durana dek bu devam eder. Ne yönü bellidir, ne de durağı. Bunun sonucunda güçlü olan toplumlar ilerlerken, durağan ve gelişine yaşam mücadelesi veren toplumlar ya yok olurlar ya da başka güçlerin çatısı altında Dünya’da barınmaya çalışırlar.

   Toplumların ve kültürlerin en önemli gelişim çıtası; düşünsel tartısı, bilimsel kaynağı olan felsefe, tam da bu noktada bizim can damarımızdır. İnsan var olduğu günden beri soru sorar ve cevaplar arar. Bulduğunda durmak nedir bilmez. Çünkü düşünen bir varlık her zaman Dünya’nın sunduğu gizem dolu cenneti keşfetme zorunluluğunu her gün hisseder. Keşfettikçe nasıl bir mucizenin içerisinde barındığına, nefes aldığına şükretmeye başlar. Sorulan sorular ve ulaşılan cevaplar ile birlikte yeni keşifler, yaşanan hayatı da doğrudan etkiler ve insanlık gelişim dönemlerine ayrılır. Örneğin biz tarihsel dönemlendirme  yaparken önemli olayları, kullanılan aletleri, yaşanan gelişmeleri özellikle ayırıcı unsur olarak tercih ederiz. İnsanlık soru sordukça, merakının peşinden çocuk gibi sürüklendikçe, toplumsal değişimi beraberinde gerçekleştirmek zorunda kalır. Bu dönüşümü ve gelişimi başaramayan toplumlar ise dönemin gerisinde kalacağı için  eski dünyanın mezarlığında yerlerini alırlar.

   21. yüzyıla baktığımızda, içi boşaltılmış nesiller yetiştirilmek istendiğini görüyoruz. Bu sadece Türkiye’nin değil, aslında dünya toplumlarının gerçeği haline geldi. Yayınsal faaliyetin ve bilgiye ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bir dönemde, insanların daha çok kendi düşünlerini geliştirip, genişletmelerini beklerken; yeni nesil olarak tabir edilen kategorize gençliğin sadece görüntüden ibaret donanımlı bir saman haline geldiğine şahit oluyoruz. İşte bu çok acı bir durum. Ne yazık ki yaş olarak olgun olan, görmüş geçirmiş diye tabir ettiğimiz bireyler dahi felsefi eksikliklerinden dolayı, ne yaşadıklarını ne de yaşananları anlayabiliyorlar. Makam ve mevki, eğitim çitası, rütbe vs. sahibi olmak bir yana, düşünsel gelişmişliği yüksek olup sıradan bir emekçi bile olsanız, aslında o insanlardan daha üstün bir durumdasınız, bu da acı bir gerçek. Maddi ve liyakat durumu yüksek bir insanın konumu ve otoritesi ne kadar güçlü olursa olsun, kendisinden daha zeki bir insanla karşılaştığında anında egoları devreye girer değil mi? Peki neden böyle bir durum yaşanıyor diye kendi kendimize sorduğumuzda cevabı apaçık ortada aslında; düşünen insan her zaman bir adım öndedir. Asıl sorun düşünemeyen insanların, düşünsel değeri yüksek olan insanlara karşı sistemsel konumlarının yüksek tutulmasıdır. Elbette bu düşünceleri dile getirirken, tüm insanlığın felsefeden yoksun, düşünemeyen varlıklar olduğunu kanıtlamak niyetinde değilim. Sadece günlük ve rutinleşmiş, alışılagelmiş, sıradanlaşmış, kuvvetsiz düşüncelerden çok, daha yaratıcı, bilgi ve analiz dolu felsefi ağırlığı olan; aklın yol göstericiliğine inanarak hareket eden insan varlığının yaratılmasının hepimiz için daha iyi olacağına kanaat getirmek.

   Türkiye’nin en önemli sorunlarından birisi, nitelikli insanların çalışır gözüktüğü, niteliksiz eğitimin verilmeye çalışıldığı; bilginin kendisinden korkulan, açılması dahi tehlikeli olan konuların konuşulmaktan çekinildiği bir ülkede yaşamaktansa; insanların düşüncelerinden dolayı kategorize edilmeden, korkmadan, kendilerini rahatça ifade edebildikleri ve fikirlerinin değer gördüğü bir ülkede yaşamak. İşte asıl mesele bu.

  

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

Türkiye’de Siyasi Yol Ayrımları ve Asıl Meselemiz
30
Tarih boyunca aynı gerçekle yüzleşmek...
116
ÇIKAR MI DÜNYANIN ACISI Bİ’ ZEYTİNDEN?
358
‘Biz Kuva-yı Milliyeciyiz oğlum’
324
KUKLACI-SAHNE-OYUN
1058
15 Temmuz - Neyi Niye Yazmaktan Korktunuz?
218
KEMALİZM’DEN RAHATSIZ OLANLAR…
160
ATA'NIN YOLU
207
YOL HARİTASI
224
GÖKBÖRÜ
215
KARTALKAYA FACİASI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
215
DEPREM GERÇEĞİ VE SOSYOLOJİK DURGUNLUK
191
YILLAR ÖNCE YAZDIĞIM BİR YAZININ ANIMSATTIKLARI
197
SURİYE MESELESİNE NASIL BAKMALIYIZ?
204
BARIŞ- DEMOKRASİ – CUMHURİYET VE NEO-LİBERALİZM?
222
Türk Rönesansı: KÖY ENSTİTÜLERİ (1940-1954)
267
Türk Siyasi Zihniyeti Neden Çözüm Üretemiyor?
364
TÜRKİYE'DE DOĞRU SİYASET HANGİ İLKELERE DAYANMALI?
307
HAYAT BİZE NEYİ ÖĞRETEMEDİ?
281
GERÇEĞİN IŞIĞINDAKİ BUKALEMUN
295
TARTIŞMA VE ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜ NİYE ÖNEMLİ?
394
GERÇEĞİN IŞIĞINDAKİ BUKALEMUN
287
ŞEREF VE İSTİKLÂL
298
İktisadi Krizler Tüketim Alışkanlıklarını Nasıl Etkiledi?
308
Anadolu ve Türkler
285
SİYASİ DURUŞ VE KİMLİK SORUNU
300
‘Türkiye, Türkiye’den Büyüktür’
323
KIVILCIM
293
GAFLET-DALALET-HIYANET
334
TÜRKİYE'DE EĞİTİM ÜCRETSİZ Mİ?
342
ABD'NİN 'CAMBAZA BAK' OYUNU !
332
FİYASKO: NEO-LİBERAL EKONOMİK-POLİTİKA
360
AŞAĞILIK PSİKOLOJİSİ VE İNSANOĞLUNUN DEHLİZLERİ
351
İNTERNETİN NATO'SU NE ANLAMA GELİYOR?
285
TARİHTE BİR YOLCULUK.. (1)
308
KÜLTÜREL DÖNÜŞÜM VE EĞİTİM
302
BİR PULSUZ DÜŞÜNCE
337
DOSTOYEVSKİ'den TOLSTOY'a...
346
MABED
290
ATATÜRK VE DEVRİM -2-
294
BU GİDİŞLE...
361
ATATÜRK VE DEVRİM -1-
289
CEPHANE
347
BELEDİYE, HALKLA İÇSELLEŞME VE HALKÇILIK
330
13
378
Endüstriyel Et Yığınları
305
Batıcılık ve Aşağılık Psikolojisi
349
Kapitalizm İçerisinde Şans Oyunu ve İnsana Dair..
342
GÖNLÜ YOL GÖSTERİCİ, ELİ ÖPÜLESİ İNCİLÂ ÖĞRETMEN
415
Çok Farklı Bir Gelecek..!
456
Çok Farklı Bir Gelecek..!
300
EFESLİ HERAKLEİTOS'A SELAM OLSUN
309
TAVUĞUN BACAĞI..!
316
Deve Kuşu Politikası
312