Reklamı Geç
YAZARLAR
TARTIŞMA VE ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜ NİYE ÖNEMLİ?
Ozan Utku ARICAN
04 Şubat 2023 - Cumartesi 13:43
394 defa okunmuş.

   Ülkemizde yaşanan süreci değerlendirdiğimde hala bir çok gerçeği anlayamadığımızı görüyorum. Yaşananlar hakkında yorumlar yapıyoruz, ancak yeteri kadar araştırma sahibi olmadan ortaya fikirlerimizi sunuyoruz. Aslında eleştiri ve tartışma, bizim alelade yapabileceğimiz bir şey olmaktan çok öte, gerekli argümanları edindikten sonra yapmamız gereken önemli beyin fırtınasıdır. Evet beyin fırtınası: Eğitimin sınıflarda uygulanırken, öğretici bir ortam oluşmasına katkı sağladığı değerli bir faaliyettir. Beyin fırtınası her bireyin, başka biri tarafından eleştiriye kapalı bir şekilde sadece fikrini dile getirmesini amaçlar.

 

   Eleştiri ve tartışma ise, bireylerin bir konu hakkında gerekli argümanları kullanarak, hipotezlerini savunmasını amaçlar. Herkes düşüncesini belli eder ve tartışmanın bir galibi olmaz. Tek galip, hipotezin ne oranda bilgiyle desteklendiği ve kanıtlanabilir oluşudur. Kanıtlanabilir düşünce, diğer insanlardan kabul görsün ya da görmesin, gerçeğin kendisi haline gelir. Ve gerçekleri reddetmek, 21. yüzyıl içerisinde hiçbir anlam ifade etmez. Eğer çürütülmek isteniyorsa, karşı argümanlar sunarak hipotezinizi bilimsel bir düzlemde tartışmak ve ortaya koymak zorundasınız. 

 

   Bu açıdan baktığımızda, tartışma kültürünün iki farklı alanı var. Birincisi, günlük yaşamda yaptığımız, diğeri ise bilimsel açıdan yapılan tartışmalar. Günlük tartışma ve bireysel eleştiri kültüründe kişiler elde ettikleri bilgileri sunarsa ve kültüre yabancı değilse kaliteli bir eleştirel tartışma meydana gelebilir. Bunun sonucunda suçlamalar, hakaretler yaşanmadan sağlıklı bir halde tartışma gerçekleşir. Ancak kültüre yabancı olan, tartışmanın ve eleştirinin boyutunun kişiselleştirilmesi ve sınırlar dışına çıkılarak yaşanması, bağnaz ve çağ dışı bir iletişime yol açar.  Önyargıların sonucunda yaşanan tatsız tartışmanın kökeninde bilgi ve kültürel boşluk yatar. Bu yüzden cahil ile tartışmaya girilmez sözü, sürekli günlük hayatımızın içerisinde karşımıza çıkar. Bilgisiz kişi, daha bilgili ve donanımlı, bu kültürü tanıyan bir kişiyle karşılaştığında o yüzden direk olarak saldırıya geçer. Aslında saldırıya geçenin kendi egosudur. Emin olmak gerekiyor ki, bu ezilmişliğin altında bir çok sebep olabilir. Sonuçta, bu kişiye laf anlatmak, bilgi vermek, doğruyu ve gerçekleri savunmak neredeyse mümkün değildir. Çünkü, karşımızdaki kişinin iletişime açık olmadığını gördüğümüz için, onun aramıza koyduğu iletişim duvarını geçemeyiz. Bunun sonucunda ise tartışma ve eleştiri, önemini yitirir. Geriye sadece bireysel çekişmenin, fiziksel saldırılara varan tepkisiyle karşılaşırız.

 

   Bilimsel bir tartışma ise, tamamen argümanların ortaya konmasıyla gerçekleşir. Gerçek bir düşünsel altyapı gerektiren bilimsel tartışma, felsefe yoksunluğu içerisinde yaşanırsa, bilginin ve makamın vermiş olduğu egoya yenik düşülürse yine hüsranla sonuçlanır. Böylece tartışmanın ve eleştirinin iki taraf arasında sağlıksız ve verimsiz yaşanmasıyla yine karşılaşmış oluruz. Ne yazık ki, bilim insanlarının toplumun önünde sürükleyici rolde bulunmalarını göz önüne alırsak, toplumun yegane temsilcileri olmaları gereken insanlar, verimsiz çorak topraklara dönüşürler. Bu insanlar topluma ve dünyaya hizmet edemez hale gelerek, çevrelerine de düşünsel açıdan zarar verirler. Geriye sadece ünvanları ve boşluktan ibaret olan çalışmaları kalır.

 

   Düşünen ve bilgi birikimini sürekli arttırarak, tartışma ve eleştiri kültürünü geliştirmeye çalışan insanların eksikliğini günden güne hissettiğimiz ne ilk ne de son zaman ne yazık ki bugün. Yarının düne göre daha farklı olmasını istiyoruz, ancak taşın altına elimizi koymuyoruz. Ben ve benim gibi olan bir çok insan yazılarıyla, konuşmalarıyla çevresine düşüncelerini aktarmaya çalışıyor ve ümit ederim ki çalışacak. Çünkü değişim ve dönüşüm tarihin hiçbir zamanında kolay yaşanmadı. Sürekli, yaşanan sıkıntılar ve mücadele içinde baharda yeni çiçekler tomurcuk vermeye başladı. Hava belki güneşli değildi, ancak soğuk kış gecelerinin ücra köşesinde ansızın bir gün yaşam ilk fidelerini verdi. Sadece ülkemizin değil, dünyanın en büyük sorunu düşünmek ve tartışarak bir sonuca ulaşmak. Bu sonuca ulaşırken de vicdanının sesine kulak vererek hareket etmek. Bu insanlığın yaşama kavuşmak için kullanacağı en mühim ilacı. Oktay Sinanoğlu hocanın dediği gibi, bilimin yanına gönül konmazsa, bilgi insanların hafızalarında yer edinemez. O yüzden bilim ve gönül her zaman bir arada olmalıdır. Aksi takdirde, atomu çekirdeğine ayıran Einstein’ın bilimsel buluşuna karşılık, 21. yüzyılda binlerce atom bombası yapılması gibi gönlün ve bilimin birbirine kavuşamadığı, insanların da vicdanından uzaklaştığı yeni yüzyıllar bizleri bekliyor.

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

Türkiye’de Siyasi Yol Ayrımları ve Asıl Meselemiz
30
Tarih boyunca aynı gerçekle yüzleşmek...
116
ÇIKAR MI DÜNYANIN ACISI Bİ’ ZEYTİNDEN?
358
‘Biz Kuva-yı Milliyeciyiz oğlum’
324
KUKLACI-SAHNE-OYUN
1058
15 Temmuz - Neyi Niye Yazmaktan Korktunuz?
218
KEMALİZM’DEN RAHATSIZ OLANLAR…
161
ATA'NIN YOLU
208
YOL HARİTASI
225
GÖKBÖRÜ
215
KARTALKAYA FACİASI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
216
DEPREM GERÇEĞİ VE SOSYOLOJİK DURGUNLUK
192
YILLAR ÖNCE YAZDIĞIM BİR YAZININ ANIMSATTIKLARI
197
SURİYE MESELESİNE NASIL BAKMALIYIZ?
204
BARIŞ- DEMOKRASİ – CUMHURİYET VE NEO-LİBERALİZM?
223
Türk Rönesansı: KÖY ENSTİTÜLERİ (1940-1954)
268
Türk Siyasi Zihniyeti Neden Çözüm Üretemiyor?
364
TÜRKİYE'DE DOĞRU SİYASET HANGİ İLKELERE DAYANMALI?
308
HAYAT BİZE NEYİ ÖĞRETEMEDİ?
282
GERÇEĞİN IŞIĞINDAKİ BUKALEMUN
296
GERÇEĞİN IŞIĞINDAKİ BUKALEMUN
288
ŞEREF VE İSTİKLÂL
298
İktisadi Krizler Tüketim Alışkanlıklarını Nasıl Etkiledi?
309
Anadolu ve Türkler
286
SİYASİ DURUŞ VE KİMLİK SORUNU
301
‘Türkiye, Türkiye’den Büyüktür’
324
KIVILCIM
293
GAFLET-DALALET-HIYANET
335
TOPLUMSAL ALZHEİMER
331
TÜRKİYE'DE EĞİTİM ÜCRETSİZ Mİ?
343
ABD'NİN 'CAMBAZA BAK' OYUNU !
332
FİYASKO: NEO-LİBERAL EKONOMİK-POLİTİKA
360
AŞAĞILIK PSİKOLOJİSİ VE İNSANOĞLUNUN DEHLİZLERİ
352
İNTERNETİN NATO'SU NE ANLAMA GELİYOR?
286
TARİHTE BİR YOLCULUK.. (1)
309
KÜLTÜREL DÖNÜŞÜM VE EĞİTİM
303
BİR PULSUZ DÜŞÜNCE
338
DOSTOYEVSKİ'den TOLSTOY'a...
346
MABED
290
ATATÜRK VE DEVRİM -2-
294
BU GİDİŞLE...
361
ATATÜRK VE DEVRİM -1-
289
CEPHANE
348
BELEDİYE, HALKLA İÇSELLEŞME VE HALKÇILIK
330
13
378
Endüstriyel Et Yığınları
305
Batıcılık ve Aşağılık Psikolojisi
349
Kapitalizm İçerisinde Şans Oyunu ve İnsana Dair..
342
GÖNLÜ YOL GÖSTERİCİ, ELİ ÖPÜLESİ İNCİLÂ ÖĞRETMEN
415
Çok Farklı Bir Gelecek..!
456
Çok Farklı Bir Gelecek..!
300
EFESLİ HERAKLEİTOS'A SELAM OLSUN
310
TAVUĞUN BACAĞI..!
316
Deve Kuşu Politikası
312