Reklamı Geç
YAZARLAR
STATÜKO VE STATÜKOCULUK...
Engin ARICAN
07 Mayıs 2024 - Salı 00:49
286 defa okunmuş.

31 Mart yerel seçimleri ile Türk toplumu ve büyük şehirlerde, illerde ,ilçeler ve bir çok beldede ana muhalefet partisi CHP’nin elde ettiği başarıyla büyük bir toplumsal, idari ve siyasi alt üst yaşandı, Yaşanan değişim ve dönüşümün siyasal ve sosyal sarsıntıları ise  hâlâ devam ediyor. Ki bu doğal.

Çünkü, Türkiye’nin 22 yıllık  adeta mutlak AK Parti iktidarından yerel seçimlerden ciddi bir oy kaybıyla çıkmış olması ve CHP’nin seçimlerden 1. Parti olarak çıkmış olması siyaseten ve sosyal açıdan, idari yönden kolay hazmedilecek bir olay değildi. Bunu en iyi bilen ve gören Cumhurbaşkanı ve AK Parti lideri Erdoğan’dı. Erdoğan, partinin yaşadığı kan kaybının önüne geçilememesinin sonuçta partiyi yiyip bitireceğini gördüğü içindir ki daha 31 Mart sabahından başlayarak siyasal stratejisini yeniden realize etmenin derdinde ve bunu ustaca yapıp, yürütüyor.

Biz bugünkü yazımızda siyasal iktidar değişimi  noktasında(buna ne derseniz deyin ve ya ne misyon yüklerseniz yükleyin)   ‘statüko’ üzerinde duracağız

TDK sözlüğüne göre, statüko, süren durum olarak açıklanıyor. Statükocu ise. Süregelen durumu korumaya meyilli olan, anlamını taşıyor.

Değişim, yenilenme ve devrim sözcüklerinin karşıtlığını ifade eder statüko ve statükoculuk, aynı zamanda değişim, yenilenme ve devrimin de karşıtı, düşmanıdır. Mevcut durumu koruma eğilimi, isteği: Yeni gelişen sürece ya da değişime karşı ayak diretmek eğilimi ilerici olmaktan uzak. ‘ gerici’ bir eğilimdir.

AK Parti. 2001’de kuruluşundan başlayarak statüko karşıtı, değişimci ve yenilenmeci bir siyasal parti ve hareketti. Erdoğan’ın ifadesiyle zaman içinde parti ruhunu yitirdi ve iktidarının ilk yıllarında mücadele verdiği statüko ortamını değiştirirken, kendi yarattığı değerlerin, kurumların, anlayışın yani statükonun esiri oldu.

Takılıp kalmayın AK Partiye.. 1789 Fransız Devriminden 1917 Ekim Devrimine kadar tüm devrimci ve halkçı yönetimlerin kaderi bu olmuştur. ’Biz nerede yanlış yaptık’ sorusu insanlığın adeta evrensel bir sorusu haline gelmiş. Öteye de gitmeyin. Cumhuriyet Türkiyesi’nde de geçmişe ve özellikle Atatürk dönemine özlemin altında da bu arayış yatmakta. Ki geçmiş zamanı geri getirmek hayaldir.

Dönelim 31 Mart seçimlerine ve yaşananlara. Değişimi ilgi ve merakla izliyorum. Bir kere ortada iktidar olmaya dönük bir hasret var. Aç ve doyurulmak isteniyor. Balıkesir büyükşehirde de Ahmet Akın ve Bandırma’da Dursun Mirza, iktidarda bir ayı geride bıraktılar. Çok büyük bir zaman değil. Mevcudu görme, anlamak ve yapılaşmak açısından ilk adımların atıldığı günler. Bandırma için değil ama Balıkesir Belediyesinde yıllanmış bir AK Parti iktidarı var ve bu iktidarın yaratmış olduğu statüko, alışkanlıklar, düzen. Hangi iktidar tuşuna bassanız ortaya tiz bir çığlık sesi çıkıyor ve işiniz, beklentiler, talepler çok ve işiniz zor.

Bandırma’da işler daha kolay ve 15 yıllık bir CHP iktidarı üzerinden yürümektesiniz. Başkan Mirza ve yönetiminin bu bir aylık iktidarında yanlış yaptı diyebileceğimiz kamuoyuna yansıyan olumsuz bir tek haber yok. Büyükşehir’e vekil olmanın Mirza’yı Bandırma’dan alı koyması  hiç şaşırtıcı olmaz. Bandırma için bu da yeni bir sınav.

Ahmet Akın da Dursun Mirza da statükoculuğu siyaseten, idari açıdan bilmeyen, yabancı insanlar değil... 

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

BİZE NE OLDU? NE OLUYOR?
1538
ÖFKE...
227
Emperyalizmin vahşi yüzü.!
201
Şişirilmiş balon Apo ve Bahçeli.!
224
Bandırma’nın gündemi…
213
Bandırma, CHP ve Dursun Mirza.!
201
15 Temmuz ve Bandırma
242
Biz neden saçmalıyoruz?; Savaşa hayır!
199
MİRZA VE BANDIRMA
290
"BALTALAR ELİMİZDE..!"
365
CHP İLÇE KONGRESİ ÜZERİNE...
290
MHP İLÇE KONGRESİ ÜZERİNE
321
SANDIĞIN ŞAKASI OLMAYACAK..!
301
İHSAN KURUOĞLU VE NEREDE KALMIŞTIK!?
358
MAFYOKRASİ...
297
HALK TV ve CHP
302
KARAMAN'IN KOYUNU...
280
15 Temmuz direnişi
329
Hablemitoğlu'nun ardından...
281
Dipten gelen dalga...
279
MİRZA NEREYE KOŞUYOR ?
295
BANDIRMA ÖZGÜRCE KONUŞMALI..
319
SEÇİMLER ÜZERİNE
304
DEMOKRAT PARTİ'NİN TARİHSEL RÖVANŞI!
316
'HIRLAMAK' VE 'HAVLAMAK'...
333
İNGİLİZ OYUNU
298
KÜRESEL ÇETE VE KÖPEKLERİ
344
Düşünmenin anahtarı
334
Beceri ve beceriksizlik.!
359
Günaydın,sn.Havutça.!
286
TÜSİAD VE ANADOLU KAPLANLARI
341
KUŞCENNETİ FESTİVALİ ÜZERİNE...
370
YUMURTA KAPIYA DAYANMADAN..!
374
MUHALEFETE GEREK VAR MI?
328
YÖNETENLER İLE YÖNETİLENLER VE ŞEYH EDEB ALİ
307
‘Hakaret’ özgürlüğü..!
315
İtiraf..!
338
Bit yeniği..!
323
Sn. Yurt ve Gönen..
352
Sorumluluklarınızı unutmayın..!
296
Belediyelerin işi zorlaştı
303
Kim yetkili.?
387
Bir yılın ardından..
345
'2022’ yılını karşılarken..
328
Gardı düşürmemek..!
361
Biz bunu nasıl becerdik.!?
314
‘Alçak Başkan’ muhabbetleri..
398
Başkan Yılmaz, bu iddiaları önemsemeli..!
345
Mazeret bitti..!
355
Farkında mıyız..?
373
Zehirli dil..!
347
Onlar Başardı! Sıra Kimde!?..
329