Reklamı Geç
YAZARLAR
BİZE NE OLDU? NE OLUYOR?
Engin ARICAN
16 Haziran 2025 - Pazartesi 19:17
1536 defa okunmuş.

 

Öylesi günler yaşıyoruz ki, düşman çatlatır.. Bu gidiş karşısında şaşkınlığa düşmemek ve ötesi ürküp, korkmamak mümkün değil.

 

Neden mi söz ediyorum?

 

Toplumumuz içinde hızla kökleşen aşırı siyasallaşmadan, ötekileştirme ve ayrıştırmalardan, cepheleşmelerden söz ediyorum. Bu süreç, ötekileştirme ve ayrıştırmaların silahlı çatışmalara kadar uzandığı 70’li yılları çoktan geride bırakmış durumda.

 

Kimisi karşısındakini dinlemiyor. Aşırı siyasallaşma bir virüs gibi bireyleri ve toplumu öylesine sarıp sarmalamış ki karşınızdaki bireyin ne söylediğine, ne düşündüğüne değil, siyasal tercihinin ne yönde olduğuna bakıyorsunuz. Eğer, sizinle örtüşmüyor ise yandınız, hemen bir şekilde aforoz ediliyor ve dışlanıyorsunuz.

 

İşte bu nedenledir ki, en güzel toplumsal geleneklerimizden olan kahve sohbetlerini, komşuluk muhabbetlerini bile unuttuk. Bir ayrık otu gibi yalnızlığı tercih edip, topluma küskün olup bön bön oturuyoruz. Aile içi, ev sohbetleri bile körelmiş, budanmış durumda. Çünkü, en küçük ve en basit konularda bile aile bireyleri arasında yaşanan farklılık, sonu gelmeyen kavgalara, hakaretlere kadar uzanabiliyor.

 

Bir fren koymalı, bize ne oluyor, biz ne yapıyoruz diye ciddi ciddi düşünüp, sorgulamalıyız. Bu gidiş iyi bir gidiş değil ve tek kelimeyle sonu, felaket.!

 

Neden ve niçin FELAKET…!

 

Evin yani ülkenin ulusal birlik ve dirliğinin, paylaşımı ve dayanışmasının düzenlenmesi aynı zamanda bir ulusal güvenlik sorunu ve ‘birileri’ bunun gerçekleşmesini istemiyor. Kim bu ‘birileri’. Bu gerçeği açıkça telaffuz etmekte yarar var. Başta ABD ve AB emperyalizminden ve Siyonist İsrail’den söz ediyoruz. İşgal altındaki Filistin ve Gazze’de, Lübnan’da, Suriye’de ve İran’da yaşananlar ortada. Onun içindir ki, Terörsüz Türkiye ve ulusal birliğini, dayanışmasını, beraberliğini koruyan ve güçlendiren bir Türkiye, emperyalizmin korkulu rüyasıdır. Onun için, nedeni ne olursa olsun, ayrıştırmacı ve ötekileştirmeci, toplumu bölen her çabaya ve her eyleme, her davranışa karşı çıkmalıyız.

 

İşte, ülke ve toplum olarak, bu konuda zafiyetlerimiz, eksik ve yanlışlarımız var. Öncelikle toplumun ekonomik olarak rahatlatılması, alım gücünün ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi, yükseltilmesi gerekiyor. Ülkede hakkaniyetli bir sosyal adalet sisteminin oluşması gerekiyor.

 

Bu gerçeğin partisi yok ve parti ayağı milleti zerre ilgilendirmiyor. Keza, iktidar ve muhalefet açısından  ‘zehirli dil’ kullanımına son verilmeli. Aşırı siyasallaşmanın toplumsal riskleri ortada ve bu risk ortadan kalkmalı. Bireyin siyasal açıdan CHP veya Ak Parti’yi MHP’yi tercih etmesi, oy vermesi dünyanın sonu anlamına gelmiyor. Büyük ölçüde unuttuğumuz toplumsal hoşgörü ve karşılıklı saygıyı yeniden tüm toplum katmanlarında tesis edebilmeliyiz.

 

Bir gazeteci ve yazar olarak ama her şeyden öte bir insan olarak kendimi ayrıştırmacı ve ötekileştirmeci ortamın, hatta baskının  dışında mı görüyorum, HAYIR..!

 

Tek kelimeyle rezil bir ortam var. Örneğin, herhangi bir ortamda ağzımızdan çıkacak her hangi bir sözcüğün ya da yazdığımız bir yazının üzerinden oluşturulmaya çalışılan psikolojik baskı ortamını tarif edebilmek, anlatabilmek bile zor.

 

Evet, bunu Engin Arıcan olarak, bugün bunları yazabiliyorsam  vay halimize. Normal, sıradan yurttaş ne yapsın.! Tek kelimeyle, LANET OLSUN..!

 

Ortada ciddi bir psikolojik bozukluk ve hastalık söz konusu. Birey ve toplum olarak rahatlatılmalı; stres kaynaklarını, nedeni her ne ise yok etmeliyiz.

 

Esen kalın..

 

 

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

ÖFKE...
226
Emperyalizmin vahşi yüzü.!
201
Şişirilmiş balon Apo ve Bahçeli.!
223
Bandırma’nın gündemi…
213
Bandırma, CHP ve Dursun Mirza.!
201
15 Temmuz ve Bandırma
242
Biz neden saçmalıyoruz?; Savaşa hayır!
199
STATÜKO VE STATÜKOCULUK...
286
MİRZA VE BANDIRMA
290
"BALTALAR ELİMİZDE..!"
364
CHP İLÇE KONGRESİ ÜZERİNE...
290
MHP İLÇE KONGRESİ ÜZERİNE
321
SANDIĞIN ŞAKASI OLMAYACAK..!
301
İHSAN KURUOĞLU VE NEREDE KALMIŞTIK!?
358
MAFYOKRASİ...
296
HALK TV ve CHP
302
KARAMAN'IN KOYUNU...
279
15 Temmuz direnişi
328
Hablemitoğlu'nun ardından...
281
Dipten gelen dalga...
279
MİRZA NEREYE KOŞUYOR ?
294
BANDIRMA ÖZGÜRCE KONUŞMALI..
318
SEÇİMLER ÜZERİNE
304
DEMOKRAT PARTİ'NİN TARİHSEL RÖVANŞI!
316
'HIRLAMAK' VE 'HAVLAMAK'...
333
İNGİLİZ OYUNU
298
KÜRESEL ÇETE VE KÖPEKLERİ
344
Düşünmenin anahtarı
334
Beceri ve beceriksizlik.!
359
Günaydın,sn.Havutça.!
286
TÜSİAD VE ANADOLU KAPLANLARI
340
KUŞCENNETİ FESTİVALİ ÜZERİNE...
369
YUMURTA KAPIYA DAYANMADAN..!
373
MUHALEFETE GEREK VAR MI?
328
YÖNETENLER İLE YÖNETİLENLER VE ŞEYH EDEB ALİ
307
‘Hakaret’ özgürlüğü..!
315
İtiraf..!
338
Bit yeniği..!
323
Sn. Yurt ve Gönen..
352
Sorumluluklarınızı unutmayın..!
296
Belediyelerin işi zorlaştı
303
Kim yetkili.?
387
Bir yılın ardından..
345
'2022’ yılını karşılarken..
328
Gardı düşürmemek..!
360
Biz bunu nasıl becerdik.!?
314
‘Alçak Başkan’ muhabbetleri..
398
Başkan Yılmaz, bu iddiaları önemsemeli..!
345
Mazeret bitti..!
354
Farkında mıyız..?
373
Zehirli dil..!
347
Onlar Başardı! Sıra Kimde!?..
329