Reklamı Geç
YAZARLAR
‘Alçak Başkan’ muhabbetleri..
Engin ARICAN
07 Aralık 2021 - Salı 20:45
418 defa okunmuş.

Ülkemizin ve toplumun son yıllarda  ana ve temel sorun ve sıkıntılarının başında siyasal açıdan birbirini ötekileştirmenin, ayrıştırmanın beslediği gerginlik geliyor.

 

Bu durumdan toplumumuz da ve yakın çevremizde rahatsızlık duymayan yok.. Bir cemiyet içerisinden vazgeçtik komşu sohbetlerinde bile muhabbetin siyasi konulara yönelmesiyle, en basit bir konu da bile, muhabbetlerin rengi aşırı siyasal tepkilerle hemen değişiyor.

 

Bu dili terk etmek ama nasıl !?

 

Bu nedenle, hem iktidar hem de muhalefet partileri liderlerinden başlayarak siyasetçilerin  siyaset dilinin acilen değişmesi gerektiğini, siyasal düşün farklılıklarını ayrıştırmacı, ötekileştirmeci, gerginliğe mahal vermeden karşılıklı saygı ve hoşgörüyü gözeterek  korunması gerektiğinin önemini hep yazılarımızda dikkat çekip, vurguladık.

 

Neden?

 

Çünkü, siyasal ve sosyal yaşamın zirvesinde söz sahibi olan siyasi liderlerin birbirlerine karşı kullandıkları dil, önce tepeden aşağıya, doğal olarak, siyasi organizasyonları kapsamında partililerini ve kamuoyuna olumsuz etkiliyor.

 

Demokrasi kültürü ve demokrasi kültürünü içselleştirmek..

 

Toplumsal açıdan insanlarımız, hangi siyasal partinin üyesi olursa olsun veya  seçim zamanı siyasal tercihleri  ne olursa olsun, siyaset dünyasında bu gidişten ve tarafların birbirine karşı kullandığı dilden memnun değil. Bu yönüyle, siyaset dilinin demokratikleşmesi sorunu gerçekte ülkenin ve toplumun demokratikleşmesi, düşünsel  farlılıkların  bir zenginlik olarak kabul edilmesiyle mümkün.. Kuşkusuz bu, aynı zamanda demokrasi kültürünün hem kamu yönetimi ve idaresi ile idarecileri, hem siyaset dünyasının temsilcileri ve sözcülerinin, hem yerel yönetimlerin ve yöneticilerin, sivil toplum örgütleri ve temsilcilerinin, yazılı-sözlü/işitsel basın da dahil hemen herkesin  demokrasiyi bir yaşam tarzı olarak içselleştirmesiyle mümkün.

 

Yakın tarihimizde yaşananları unutmamak gerekiyor. Geçmiş yıllarda siyaset dünyasında yaşanan kutuplaşma ve cepheleşmenin çatışmaya dönüşmesi nedeniyle bu ülkede binlerce insan öldü, öldürüldü. Aileler ve evlatları  heba oldu. Bu gerginlik ve çatışma ortamını kışkırtanlar ve besleyenler de hemen her seferinde kendi saltanatlarını kurdu.

 

Olay ve olguları kişiselleştirme hastalığı

 

Son günlerde bir başka olumsuzlukla da karşı karşıyayız. Olay ve olguları kişiselleştirerek, toplum yaşamımızda (kurumlardan vazgeçtik) kişisellik temelinde  ‘düşman’ icat ediyor, özellikle sosyal medya üzerinden, ’düşman’ ilan ettiğimiz kişilere yönelik itibar suikastinden de vazgeçtik, kin ve nefret nöbeti içerisinde, ahlaki hiçbir kaygı ve sınır tanımadan, belden aşağı söylemlerde ya da imalarda da  bulunarak çarmıha germeye çalışıyoruz. Bir anlamda ‘benden sonrası tufan’ anlayışıyla ‘cahil cesaret’ yeltenişlerine tanık oluyoruz..

 

Bu yol da yol değildir..! Böyle  düşünüp, bir ‘iş’ yapılıyor ise, ‘iş’ hiç değildir ve sonu hüsrandır.!

 

Kuşkusuz ,toplumsal yaşamda böylesi fevri düşünce ve davranışlarla öne çıkılmasının da birden çok nedeni var. Örneğin; bu eğilimlerden biri dikkat çekme ve rüştünü ispat etme çabasıdır. Aşağılık kompleksidir.. Birden çok memnuniyetsizlik içerisinde bulunduğu, yetersizliği içerisinde bulunduğu konu vardır ki, bireysel çıkış ya da kurtuluşunu kendisine ‘düşman’ icat etmekte ve etrafına sarmakta bulur. Yaşamını belirleyen ve yön veren, çaresizliğidir.. Şahsının  şu veya bu nedenle zarar gördüğüne inanarak, o da  etrafında zarar verebileceği kişiyi arar…Bu nedensellikleri çoğaltabiliriz.. Çözümü ise, en kısa yoldan bir psikoloğa gitmektir.

 

Memnuniyet ya da memnuniyetsizlik..

 

Bu hem toplum hem de bireyler nezdinde genel ve temel sorunlardan biri.. Millet olarak memnuniyetsiz olduğumuz o kadar çok şey var ki, hangisini sıralayalım…Hele bir de en temel ihtiyaçlarımızı bile karşılamakta sorun ve sıkıntı yaşadığımız bu günlerde derdimizi kime anlatıp, derman bulalım. Evimizden binbir türlü dert ve düşünce ile çıkıyoruz, akşam katran karası düşüncelerle evimize dönüyoruz. İş yerinde, okul da, ofiste aynı.. Birilerine sarmanız ve rehabilite olmanız lazım.. Klavye delikanlılığının bile bir bedeli var. Tayyip’e dokunacak g..tünüzde yok.. Valiye kaymakama kafa atacak haliniz hiç yok.. Hakimi savcısını, jandarma ile polisini geç, vekiller emin sularda zaten, kime sarkıp, rahatlayacaksınız? En yakınızdakine ve en ulaşılabilir olana..

 

Kişinin rahatlaması ve memnuniyetsizliklerine  dar alanda muhatap bulabilmesi de az şey değildir ve Allah ne verdiyse saydıracaksınız..

 

Ohhh rahatladınız mı..?

 

Bu pusuyu kendi ellerimizle biz kurduk kendimize.. Toplum ve bireyler, kendisini demokratik yaşamın gereği özgürce ifade edemiyor, beklenti ve taleplerine layıkıyla yanıt bulamıyor ise, en yakınımızdakini ‘öpmek’ çözümün kendisi değildir. Anlık olarak rahatladığınızı sanır, etrafınızı saran b.ka boyunca gömülürsünüz.. Aslında yıllardır yaşadığınız ve tanık olduğumuz gibi, işin yine kolayına kaçtınız ve farkında olmadan her zaman yaşandığı gibi yanlış insanı öptünüz.. Adresi şaşırdınız.. Bu memlekette öpülmesi gereken o kadar çok insan var ki..!Ruhunuz ve düşünceleriniz, d.tünüz ve cesaretiniz mi yetmedi..!? Hiç şaşırmadım..

 

Benden söylemesi ve uyarması..

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

BİZE NE OLDU? NE OLUYOR?
1662
ÖFKE...
246
Emperyalizmin vahşi yüzü.!
225
Şişirilmiş balon Apo ve Bahçeli.!
244
Bandırma’nın gündemi…
239
Bandırma, CHP ve Dursun Mirza.!
222
15 Temmuz ve Bandırma
261
Biz neden saçmalıyoruz?; Savaşa hayır!
227
STATÜKO VE STATÜKOCULUK...
310
MİRZA VE BANDIRMA
313
"BALTALAR ELİMİZDE..!"
381
CHP İLÇE KONGRESİ ÜZERİNE...
314
MHP İLÇE KONGRESİ ÜZERİNE
344
SANDIĞIN ŞAKASI OLMAYACAK..!
325
İHSAN KURUOĞLU VE NEREDE KALMIŞTIK!?
383
MAFYOKRASİ...
314
HALK TV ve CHP
321
KARAMAN'IN KOYUNU...
306
15 Temmuz direnişi
353
Hablemitoğlu'nun ardından...
301
Dipten gelen dalga...
307
MİRZA NEREYE KOŞUYOR ?
317
BANDIRMA ÖZGÜRCE KONUŞMALI..
341
SEÇİMLER ÜZERİNE
332
DEMOKRAT PARTİ'NİN TARİHSEL RÖVANŞI!
343
'HIRLAMAK' VE 'HAVLAMAK'...
355
İNGİLİZ OYUNU
317
KÜRESEL ÇETE VE KÖPEKLERİ
365
Düşünmenin anahtarı
358
Beceri ve beceriksizlik.!
384
Günaydın,sn.Havutça.!
306
TÜSİAD VE ANADOLU KAPLANLARI
364
KUŞCENNETİ FESTİVALİ ÜZERİNE...
392
YUMURTA KAPIYA DAYANMADAN..!
402
MUHALEFETE GEREK VAR MI?
347
YÖNETENLER İLE YÖNETİLENLER VE ŞEYH EDEB ALİ
329
‘Hakaret’ özgürlüğü..!
339
İtiraf..!
365
Bit yeniği..!
342
Sn. Yurt ve Gönen..
378
Sorumluluklarınızı unutmayın..!
315
Belediyelerin işi zorlaştı
325
Kim yetkili.?
411
Bir yılın ardından..
362
'2022’ yılını karşılarken..
349
Gardı düşürmemek..!
391
Biz bunu nasıl becerdik.!?
333
Başkan Yılmaz, bu iddiaları önemsemeli..!
366
Mazeret bitti..!
379
Farkında mıyız..?
392
Zehirli dil..!
370
Onlar Başardı! Sıra Kimde!?..
348