Engin ARICAN '2022’ yılını karşılarken..
Yazı Detayı
25 Aralık 2021 - Cumartesi 13:06 Bu yazı 340 kez okundu
 
'2022’ yılını karşılarken..
Engin ARICAN
sonkursungazetesi@gmail.com
 
 

2021 yılının son günlerinde yeni yılı  karşılamaya çalıyoruz. Pandemi nedeniyle 2020  yılından hiçbir şey anlayamadık.  Tüm kısıtlama ve önlemlere, pandemiye karşı başlatılmış aşılama kampanyalarına karşın 2021 yılının Nisan/Mayıs aylarıyla birlikte normalleşme süreci denilen sürece angaje olmaya çalıştık..

 

Bir virüsün ettikleri ve insanlık suçu.!

 

COVID-19 virüsü ortaya çıktığı ve insanlığın başına bela olduğu ilk günden bugüne bu virüsün doğal bir virüs olduğuna hiçbir zaman inanmadım. Labaratuar koşullarında üretilmiş ve  farklı amaç ve çıkarlar için farklı güç ve çıkar odakları ya da ülkelerin menfaatine kullanılmış bu virüsün sahiplerinin, 21.  yüzyılın en büyük cinayet şebekesi olduğuna inanıyorum. Hitler ve Naziler’i  bile sınıfta bırakmış, bu küresel cinayet şebekesinin faillerinin bir gün elbet deşifre edilip, işledikleri insanlık suçları ve cinayetlerinden dolayı da yargılanacağına inanıyor, o günleri dört gözle bekliyorum.

 

Sadece COVID-19 pandemisi mi, HAYIR..! Bu küresel çete, pandemi öncesi ortaya çıkan ölümcül virüslerle ve on binlerce insanı katli nedeniyle bir ‘seri katil’..!

 

O nedenle, vaka ortada ve bu ve benzeri virüslerin kaynağının şaibeli olması nedeniyle insanların koruyucu önlemler ile aşı konusundaki kuşku ve tereddütlerini daha iyi anlıyorum. Sorun aşı olmayan ya da aşı olayına kuşkuyla yaklaşan insanlarda değil, böylesi yaşamsal konularda insanların kuşkulu davranışlarına ve güvensizliklerine neden olanlar da aranmalı.

 

Dünya da  ülkelere göre,Pandemi nedeniyle ölen insan sayılarına bir bakın: "Worldometers" internet sitesine göre, en fazla can kaybı 653 bin 405 ile ABD'de kaydedildi. Bu ülkeyi 578 bin 396 ile Brezilya, 437 bin 403 ile Hindistan, 257 bin 150 ile Meksika, 198 bin 115 ile Peru, 180 bin 840 ile Rusya, 132 bin 243 ile İngiltere, 131 bin 372 ile Endonezya, 129 bin 2 ile İtalya, 124 bin 648 ile Kolombiya, 114 bin 83 ile Fransa, 111 bin 270 ile Arjantin ve 105 bin 287 ile İran izledi.

 

Virüs nedeniyle ölenlerin sayısı dünya genelinde 4 milyon 501 bin 270'e ulaştı.

 

Türkiye'de ise 27 Ağustos itibarıyla toplam 55 bin 713 kişi yaşamını yitirdi.(Ağustos 2021)

 

Ayrıca,insanlık için en olumsuz ve talihsiz şey, ölümün ya da ölümle sonuçlanan böylesi küresel vakaların kanıksanmasıdır. Bir diğer ifadeyle, felaketin kabullenilmesi, yaşamın doğal bir uzantısı olarak kabul edilmesi, ölüme/ölümlere alışılmasıdır.. İnsanın doğasına aykırı. İnsan yaşamında ölümün kabullenilmesi başka bir şey, ‘ölüm’, doğal kriterlerden bağımsız, insan soyuna dayatılıp, kanıksatılması başka bir şeydir.

 

İnsan: Yaşam ve ölüm..!

 

İşte, küresel çapta bunu becerdiler.. Düşünsenize, insan ile ilgili rakamlar hiçleştirilip anlamsızlaştırıldı.. Sağımızdan soyumuzdan bildiğimiz, tanıdığımız hatta en yakınlarımızdan yanı sıra bizzat kendi varlığımız hergün yaşamını yitiriyor, bizler sadece kendimizi ve dışımızdaki insanları rakamlarla telaffuz ediyoruz.. Mehmet’in babası, Ayşe’nin eşi derken sınıf ya da mahalle dostum Refik ölmüş, diyerek ‘ölümü sıradanlaştırıp, ölümü kanıksıyoruz.. Bu tablonun bireysel ve toplumsal travmasını önümüzdeki yıllarda daha somut yaşayıp, göreceğiz..

 

Bunu gezegenimiz dışı(uzaylı) bir varlık/varlıklar lapsa bir nebze anlarım. İnsan, insanları kurduğu tezgahlarla toplu olarak imha edip, ölümüne süründürüyor. Ama ne yazık ki, bu pusuyu insana kuranlar, gezegenimiz dışı varlıklar değiller.. Sonra da  kaygı ve şüpheleri içinde cebelleşen ve  aşıya direnenlere soruyoruz: ‘Vurulmazsan, yakalanıp, öleceksin.. Bilmiyor musun? Vurulsana.. !Bilime karşı mı geliyorsun?’ Oysa ki, kanımca ve büyük bir olasılıkla kimi bilim insanlarının ‘iş’ diye bir biyoloji labaratuarında üretilip, garip dünyamıza sokuldu.

 

Rahmetli Ahmet Kaya’nın şarkısı gibi.. ’Bu ne yalan çelişki anne..’

 

Karmaşa ve kaostan beslenenler.!

 

İnsanlık ve toplumlar, ülkeler karmaşa ve kaosu salt pandemi konusunda yaşamıyor. Türkiye’de bu dünyanın pir parçası ve aynen biz de de toplumsal yaşamın hemen her alanında bir çok konuda ve olayra benzer karmaşa ve kaotik şeyler yaşanıyor.

 

Örneğin,2021 yılını sarıp sarmalayan döviz kurlarındaki ani önlenemez yükseliş, faizlerin aşağı çekilmesi, yüksek enflasyon ve ocaklarımıza incir ağacı diken hayat pahalılığı üzerinde yazılı basın ve TV’lerde yapılan, makam mevki sahibi iktisatçıların yorum ve tartışmalarını izleyerek, yaşananları bir nebze anlamaya çalışıyoruz, nafile.. Dün olduğu gibi bugünde her taşın altında ABD doları, para kazanmaya dönük finansal denklemler, artistlikler, üretmeden paradan para kazanmaya doymamış fırıldaklar, spekülatörler ve manipülatörler çıkıyor. Küresel açıdan kapitalizm/emperyalizm her zaman ki gibi kafalarımıza vura vura yarattığımız tüm ulusal kaymağı hüplemenin envai çeşit atraksiyonunu geliştiriyor. Dün olsa, bu oyuna karşı çıkıp, rest çekenler yaka paça ‘komünist’ diye sorguya taşınıp, işkence de anyayı konyayı görürdü..

 

Şimdi, Başkan Erdoğan, ‘yedirmem.. yemezler oyununuzu..’  derken, MHP lideri Bahçeli, ’neoliberalizmin defteri kapandı, neoliberalizme güle güle’ diyerek yeni dönemin kapılarını aralıyor. Aman  Allahım’ım kapatılan kapının arkasında ki yığılmış, kapıyı açık tutmaya çalışanlara bakıyorum, pes doğrusu.. Aralarında kimler yok ki..!?Ülkemin değil, şu ekonomi ve siyaset fakirlerinin, mandacı biçareliklerine gülüyorum.. Bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler diyerek dün kapıyı ardına kadar açık tutanlar kapıdan külhanbey havasında içeri girenlerin  ülkede ve halkta ne var ne yoksa adına ‘vahşi kapitalizm’ deniler modern eşkıyalığı sonuçlarını yaşayıp, görmediler mi? Eşkiyaya, haramilere ortak mı oldular, hiç şaşırmam.. Boşuna dememiş atalarımız, it iti ısırmazmış diye..

 

Bu ve benzeri vakalar eskimiş, pörsümüş ve adam gibi bir hikmetini göremediğimiz 2021 yılının süprüntü vakaları.. Bir de Bandırma’da yaşanan anlamsız ve içi boş tartışmalara bir örnek var:Belediye Şantiyesi’nin Eti Maden’e satılması..!

 

Kamu mal ve mükyerinin satışı ya da kiralanması

 

Gazetecilik ve yazarlılklerinin satışı ya da kiralanması..k yaşamımda her ortamda dile getirip, yazmışımdır.. Kamu mallarının ‘özelleştirme’ adına  satışına karşıyımdır. Bir istisna ile.. Eğer, sattığınız kamu malını kamunun çıkarları ve beklentilerine uygun satarak, buradan elde ettiğiniz ekonomik değeri yine kamunun yararına  ve daha fazla ekonomik/sosyal getiri sağlayıp, vatandaşınızın hizmetine sunuyorsanız, sözüm yok..!

 

Kent belleği hayati önemdedir. Korunması, diri tutulup, geleceğe taşınıp, deneyim olarak yeni kuşaklara yol göstermesi önemlidir. Biz, kent olarak, öncelikle kentin belleğini el ve gönül birlikteliği ile katlettik. Bu kent, belleksizdir ve günü, hatta an’ı yaşar..!

 

Yıllar önce Durgut Ergir’in belediye başkanlığı dröneminde ‘ulusal’ çapta bsir otomobil firması,kentte yatırım ve üretim lapmak amacıyla yer tahsisi talebinde bulundu ve kendilerine kolaylık gösterilmesini istedi. Konu, Meclis’te anlamsız tartışmalar içinde boğulurken, firma kente yatırım için yer talebinden sessiz sedasız vaz geçti ve bir başka kente yatırımını yaptı. Belediye ve kent olarak değerlendiremediğimiz bir konudur bu..

 

Aynı şekilde Eti Maden Genel Müdürlüğü’nün Belediye Şantiyesi ile ilgili devir talebinin ele alındığı Meclis toplantısında ben de bir gazeteci olarak bulundum. Konu ve talep, iktidar ve muhalif tüm meclis üyelerince olumlu karşılanarak, bu konuda işlerin daha pratik yürütülmesi için ve yasal sorunluluk kapsamında Belediye Başkanı Tosun’a oy birliğiyle yetki verildi.Yerin fiyatlandırılması konusunda da yine oy birliğiyle konu Kıymet Takdir Komisyonu’na havale edildi. Şu edildi bu edildi, sonuçta belirlenmiş bedel üzerinden yasal mevzuata da uygun yerin Eti Maden’e geçişi, satışı gerçekleşti..

 

Peki,bu devri gerçekleştirilen alanda Eti Maden ne yapacak?

 

Bu arazi de Emi Maden borkarbür ve ferrobor üretim tesislerini kuracak. Olayın içinde madenimizin ekonomik olarak değerlendirilmesi için yatırım ve üretim, istihdam var..!(Ayrıca her iki üretimin niteliğinin ülke için öneminin de iyi bilinmesi gerekiyor.)

 

Ortalık karıştı..!

 

Kimi, Başkan Tosun, belediyenin arazilerini satıyor diye tepkisini dile  getirirken, kimisi Başkan kamu malları peşkeş çekiliyor diye eleştiri ya da tepki ötesi öfkesini dile getirdi. Aynı eski Devlet Hastanesi önündeki ağacın kesilmesi muhabbeti gibi.. Anlamsız ve içi boş tartışmalar ya da tepkiler demeye dilim bile varamıyor.. Çünkü, tartışmalarında, tepkinin de sonuç da bir anlamı vardır ve olmalıdır da.. Niye örneğin, söz konusu ağaç, gazetemin ve cafemin önündeki bir çam ağacıydı ve hastalıklı ve çürüktü..Buna karşın, ağaç ve yeşil duyarlılığının gelişmesi açısından ben şahsen tepkileri önemsiyorum. Bir ağaç kesildiğinde kesen kırk defa düşünmeli.! Ben konunun bir başka boytu üzerinde duruyorum.

 

Benim üzerinde durduğum, kamu ya da Belediye mülk ve mallarının satışında görevleri döneminde rekor kırmış olanların,ya da kente yapılacak hizmet ve yatırımlara takoz olmayı  baştan iş edinip, daha sonra farklı kimliklerle bambaşka kimliklere bürünüp söz edenlerin milletin belleğiyle dalga geçmesi..Buna gün geliyor egolar, gün geliyor ekonomik ya da siyasi beklenti ve hırslar bulaşıyor ve sonuçta kente yazık ediliyor.!

 

Mutlu yıllar diliyorum.. Esen  kalın..

 
Etiketler: '2022’, yılını, karşılarken..,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Haziran 2025
BİZE NE OLDU? NE OLUYOR?
1619 Okunma.
26 Mart 2025
ÖFKE...
239 Okunma.
04 Şubat 2025
Emperyalizmin vahşi yüzü.!
218 Okunma.
29 Kasım 2024
Şişirilmiş balon Apo ve Bahçeli.!
237 Okunma.
06 Ekim 2024
Bandırma’nın gündemi…
230 Okunma.
20 Eylül 2024
Bandırma, CHP ve Dursun Mirza.!
212 Okunma.
16 Temmuz 2024
15 Temmuz ve Bandırma
254 Okunma.
28 Haziran 2024
Biz neden saçmalıyoruz?; Savaşa hayır!
215 Okunma.
07 Mayıs 2024
STATÜKO VE STATÜKOCULUK...
302 Okunma.
17 Nisan 2024
MİRZA VE BANDIRMA
303 Okunma.
10 Eylül 2023
"BALTALAR ELİMİZDE..!"
374 Okunma.
24 Ağustos 2023
CHP İLÇE KONGRESİ ÜZERİNE...
305 Okunma.
21 Ağustos 2023
MHP İLÇE KONGRESİ ÜZERİNE
337 Okunma.
21 Ağustos 2023
SANDIĞIN ŞAKASI OLMAYACAK..!
316 Okunma.
31 Temmuz 2023
İHSAN KURUOĞLU VE NEREDE KALMIŞTIK!?
376 Okunma.
27 Temmuz 2023
MAFYOKRASİ...
308 Okunma.
27 Temmuz 2023
HALK TV ve CHP
313 Okunma.
27 Temmuz 2023
KARAMAN'IN KOYUNU...
296 Okunma.
16 Temmuz 2023
15 Temmuz direnişi
344 Okunma.
16 Temmuz 2023
Hablemitoğlu'nun ardından...
293 Okunma.
16 Temmuz 2023
Dipten gelen dalga...
298 Okunma.
19 Haziran 2023
MİRZA NEREYE KOŞUYOR ?
307 Okunma.
17 Haziran 2023
BANDIRMA ÖZGÜRCE KONUŞMALI..
334 Okunma.
17 Mayıs 2023
SEÇİMLER ÜZERİNE
323 Okunma.
20 Nisan 2023
DEMOKRAT PARTİ'NİN TARİHSEL RÖVANŞI!
332 Okunma.
25 Mart 2023
'HIRLAMAK' VE 'HAVLAMAK'...
345 Okunma.
09 Mart 2023
İNGİLİZ OYUNU
309 Okunma.
27 Ocak 2023
KÜRESEL ÇETE VE KÖPEKLERİ
357 Okunma.
27 Ekim 2022
Düşünmenin anahtarı
350 Okunma.
13 Eylül 2022
Beceri ve beceriksizlik.!
375 Okunma.
26 Ağustos 2022
Günaydın,sn.Havutça.!
299 Okunma.
25 Haziran 2022
TÜSİAD VE ANADOLU KAPLANLARI
355 Okunma.
17 Mayıs 2022
KUŞCENNETİ FESTİVALİ ÜZERİNE...
382 Okunma.
27 Mart 2022
YUMURTA KAPIYA DAYANMADAN..!
392 Okunma.
01 Mart 2022
MUHALEFETE GEREK VAR MI?
339 Okunma.
01 Mart 2022
YÖNETENLER İLE YÖNETİLENLER VE ŞEYH EDEB ALİ
320 Okunma.
25 Ocak 2022
‘Hakaret’ özgürlüğü..!
330 Okunma.
07 Ocak 2022
İtiraf..!
353 Okunma.
07 Ocak 2022
Bit yeniği..!
336 Okunma.
05 Ocak 2022
Sn. Yurt ve Gönen..
368 Okunma.
31 Aralık 2021
Sorumluluklarınızı unutmayın..!
308 Okunma.
30 Aralık 2021
Belediyelerin işi zorlaştı
316 Okunma.
27 Aralık 2021
Kim yetkili.?
402 Okunma.
25 Aralık 2021
Bir yılın ardından..
355 Okunma.
15 Aralık 2021
Gardı düşürmemek..!
381 Okunma.
13 Aralık 2021
Biz bunu nasıl becerdik.!?
327 Okunma.
07 Aralık 2021
‘Alçak Başkan’ muhabbetleri..
411 Okunma.
03 Aralık 2021
Başkan Yılmaz, bu iddiaları önemsemeli..!
357 Okunma.
29 Kasım 2021
Mazeret bitti..!
370 Okunma.
23 Kasım 2021
Farkında mıyız..?
384 Okunma.
18 Kasım 2021
Zehirli dil..!
361 Okunma.
15 Kasım 2021
Onlar Başardı! Sıra Kimde!?..
341 Okunma.
Haber Yazılımı