Engin ARICAN ‘Alçak Başkan’ muhabbetleri..
Yazı Detayı
07 Aralık 2021 - Salı 20:45 Bu yazı 328 kez okundu
 
‘Alçak Başkan’ muhabbetleri..
Engin ARICAN
sonkursungazetesi@gmail.com
 
 

Ülkemizin ve toplumun son yıllarda  ana ve temel sorun ve sıkıntılarının başında siyasal açıdan birbirini ötekileştirmenin, ayrıştırmanın beslediği gerginlik geliyor.

 

Bu durumdan toplumumuz da ve yakın çevremizde rahatsızlık duymayan yok.. Bir cemiyet içerisinden vazgeçtik komşu sohbetlerinde bile muhabbetin siyasi konulara yönelmesiyle, en basit bir konu da bile, muhabbetlerin rengi aşırı siyasal tepkilerle hemen değişiyor.

 

Bu dili terk etmek ama nasıl !?

 

Bu nedenle, hem iktidar hem de muhalefet partileri liderlerinden başlayarak siyasetçilerin  siyaset dilinin acilen değişmesi gerektiğini, siyasal düşün farklılıklarını ayrıştırmacı, ötekileştirmeci, gerginliğe mahal vermeden karşılıklı saygı ve hoşgörüyü gözeterek  korunması gerektiğinin önemini hep yazılarımızda dikkat çekip, vurguladık.

 

Neden?

 

Çünkü, siyasal ve sosyal yaşamın zirvesinde söz sahibi olan siyasi liderlerin birbirlerine karşı kullandıkları dil, önce tepeden aşağıya, doğal olarak, siyasi organizasyonları kapsamında partililerini ve kamuoyuna olumsuz etkiliyor.

 

Demokrasi kültürü ve demokrasi kültürünü içselleştirmek..

 

Toplumsal açıdan insanlarımız, hangi siyasal partinin üyesi olursa olsun veya  seçim zamanı siyasal tercihleri  ne olursa olsun, siyaset dünyasında bu gidişten ve tarafların birbirine karşı kullandığı dilden memnun değil. Bu yönüyle, siyaset dilinin demokratikleşmesi sorunu gerçekte ülkenin ve toplumun demokratikleşmesi, düşünsel  farlılıkların  bir zenginlik olarak kabul edilmesiyle mümkün.. Kuşkusuz bu, aynı zamanda demokrasi kültürünün hem kamu yönetimi ve idaresi ile idarecileri, hem siyaset dünyasının temsilcileri ve sözcülerinin, hem yerel yönetimlerin ve yöneticilerin, sivil toplum örgütleri ve temsilcilerinin, yazılı-sözlü/işitsel basın da dahil hemen herkesin  demokrasiyi bir yaşam tarzı olarak içselleştirmesiyle mümkün.

 

Yakın tarihimizde yaşananları unutmamak gerekiyor. Geçmiş yıllarda siyaset dünyasında yaşanan kutuplaşma ve cepheleşmenin çatışmaya dönüşmesi nedeniyle bu ülkede binlerce insan öldü, öldürüldü. Aileler ve evlatları  heba oldu. Bu gerginlik ve çatışma ortamını kışkırtanlar ve besleyenler de hemen her seferinde kendi saltanatlarını kurdu.

 

Olay ve olguları kişiselleştirme hastalığı

 

Son günlerde bir başka olumsuzlukla da karşı karşıyayız. Olay ve olguları kişiselleştirerek, toplum yaşamımızda (kurumlardan vazgeçtik) kişisellik temelinde  ‘düşman’ icat ediyor, özellikle sosyal medya üzerinden, ’düşman’ ilan ettiğimiz kişilere yönelik itibar suikastinden de vazgeçtik, kin ve nefret nöbeti içerisinde, ahlaki hiçbir kaygı ve sınır tanımadan, belden aşağı söylemlerde ya da imalarda da  bulunarak çarmıha germeye çalışıyoruz. Bir anlamda ‘benden sonrası tufan’ anlayışıyla ‘cahil cesaret’ yeltenişlerine tanık oluyoruz..

 

Bu yol da yol değildir..! Böyle  düşünüp, bir ‘iş’ yapılıyor ise, ‘iş’ hiç değildir ve sonu hüsrandır.!

 

Kuşkusuz ,toplumsal yaşamda böylesi fevri düşünce ve davranışlarla öne çıkılmasının da birden çok nedeni var. Örneğin; bu eğilimlerden biri dikkat çekme ve rüştünü ispat etme çabasıdır. Aşağılık kompleksidir.. Birden çok memnuniyetsizlik içerisinde bulunduğu, yetersizliği içerisinde bulunduğu konu vardır ki, bireysel çıkış ya da kurtuluşunu kendisine ‘düşman’ icat etmekte ve etrafına sarmakta bulur. Yaşamını belirleyen ve yön veren, çaresizliğidir.. Şahsının  şu veya bu nedenle zarar gördüğüne inanarak, o da  etrafında zarar verebileceği kişiyi arar…Bu nedensellikleri çoğaltabiliriz.. Çözümü ise, en kısa yoldan bir psikoloğa gitmektir.

 

Memnuniyet ya da memnuniyetsizlik..

 

Bu hem toplum hem de bireyler nezdinde genel ve temel sorunlardan biri.. Millet olarak memnuniyetsiz olduğumuz o kadar çok şey var ki, hangisini sıralayalım…Hele bir de en temel ihtiyaçlarımızı bile karşılamakta sorun ve sıkıntı yaşadığımız bu günlerde derdimizi kime anlatıp, derman bulalım. Evimizden binbir türlü dert ve düşünce ile çıkıyoruz, akşam katran karası düşüncelerle evimize dönüyoruz. İş yerinde, okul da, ofiste aynı.. Birilerine sarmanız ve rehabilite olmanız lazım.. Klavye delikanlılığının bile bir bedeli var. Tayyip’e dokunacak g..tünüzde yok.. Valiye kaymakama kafa atacak haliniz hiç yok.. Hakimi savcısını, jandarma ile polisini geç, vekiller emin sularda zaten, kime sarkıp, rahatlayacaksınız? En yakınızdakine ve en ulaşılabilir olana..

 

Kişinin rahatlaması ve memnuniyetsizliklerine  dar alanda muhatap bulabilmesi de az şey değildir ve Allah ne verdiyse saydıracaksınız..

 

Ohhh rahatladınız mı..?

 

Bu pusuyu kendi ellerimizle biz kurduk kendimize.. Toplum ve bireyler, kendisini demokratik yaşamın gereği özgürce ifade edemiyor, beklenti ve taleplerine layıkıyla yanıt bulamıyor ise, en yakınımızdakini ‘öpmek’ çözümün kendisi değildir. Anlık olarak rahatladığınızı sanır, etrafınızı saran b.ka boyunca gömülürsünüz.. Aslında yıllardır yaşadığınız ve tanık olduğumuz gibi, işin yine kolayına kaçtınız ve farkında olmadan her zaman yaşandığı gibi yanlış insanı öptünüz.. Adresi şaşırdınız.. Bu memlekette öpülmesi gereken o kadar çok insan var ki..!Ruhunuz ve düşünceleriniz, d.tünüz ve cesaretiniz mi yetmedi..!? Hiç şaşırmadım..

 

Benden söylemesi ve uyarması..

 
Etiketler: ‘Alçak, Başkan’, muhabbetleri..,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Haziran 2025
BİZE NE OLDU? NE OLUYOR?
751 Okunma.
26 Mart 2025
ÖFKE...
155 Okunma.
04 Şubat 2025
Emperyalizmin vahşi yüzü.!
138 Okunma.
29 Kasım 2024
Şişirilmiş balon Apo ve Bahçeli.!
163 Okunma.
06 Ekim 2024
Bandırma’nın gündemi…
152 Okunma.
20 Eylül 2024
Bandırma, CHP ve Dursun Mirza.!
133 Okunma.
16 Temmuz 2024
15 Temmuz ve Bandırma
177 Okunma.
28 Haziran 2024
Biz neden saçmalıyoruz?; Savaşa hayır!
139 Okunma.
07 Mayıs 2024
STATÜKO VE STATÜKOCULUK...
222 Okunma.
17 Nisan 2024
MİRZA VE BANDIRMA
233 Okunma.
10 Eylül 2023
"BALTALAR ELİMİZDE..!"
301 Okunma.
24 Ağustos 2023
CHP İLÇE KONGRESİ ÜZERİNE...
229 Okunma.
21 Ağustos 2023
MHP İLÇE KONGRESİ ÜZERİNE
264 Okunma.
21 Ağustos 2023
SANDIĞIN ŞAKASI OLMAYACAK..!
241 Okunma.
31 Temmuz 2023
İHSAN KURUOĞLU VE NEREDE KALMIŞTIK!?
274 Okunma.
27 Temmuz 2023
MAFYOKRASİ...
235 Okunma.
27 Temmuz 2023
HALK TV ve CHP
230 Okunma.
27 Temmuz 2023
KARAMAN'IN KOYUNU...
225 Okunma.
16 Temmuz 2023
15 Temmuz direnişi
259 Okunma.
16 Temmuz 2023
Hablemitoğlu'nun ardından...
217 Okunma.
16 Temmuz 2023
Dipten gelen dalga...
220 Okunma.
19 Haziran 2023
MİRZA NEREYE KOŞUYOR ?
237 Okunma.
17 Haziran 2023
BANDIRMA ÖZGÜRCE KONUŞMALI..
253 Okunma.
17 Mayıs 2023
SEÇİMLER ÜZERİNE
234 Okunma.
20 Nisan 2023
DEMOKRAT PARTİ'NİN TARİHSEL RÖVANŞI!
253 Okunma.
25 Mart 2023
'HIRLAMAK' VE 'HAVLAMAK'...
258 Okunma.
09 Mart 2023
İNGİLİZ OYUNU
231 Okunma.
27 Ocak 2023
KÜRESEL ÇETE VE KÖPEKLERİ
278 Okunma.
27 Ekim 2022
Düşünmenin anahtarı
266 Okunma.
13 Eylül 2022
Beceri ve beceriksizlik.!
285 Okunma.
26 Ağustos 2022
Günaydın,sn.Havutça.!
238 Okunma.
25 Haziran 2022
TÜSİAD VE ANADOLU KAPLANLARI
272 Okunma.
17 Mayıs 2022
KUŞCENNETİ FESTİVALİ ÜZERİNE...
304 Okunma.
27 Mart 2022
YUMURTA KAPIYA DAYANMADAN..!
303 Okunma.
01 Mart 2022
MUHALEFETE GEREK VAR MI?
272 Okunma.
01 Mart 2022
YÖNETENLER İLE YÖNETİLENLER VE ŞEYH EDEB ALİ
255 Okunma.
25 Ocak 2022
‘Hakaret’ özgürlüğü..!
259 Okunma.
07 Ocak 2022
İtiraf..!
275 Okunma.
07 Ocak 2022
Bit yeniği..!
263 Okunma.
05 Ocak 2022
Sn. Yurt ve Gönen..
286 Okunma.
31 Aralık 2021
Sorumluluklarınızı unutmayın..!
239 Okunma.
30 Aralık 2021
Belediyelerin işi zorlaştı
249 Okunma.
27 Aralık 2021
Kim yetkili.?
305 Okunma.
25 Aralık 2021
Bir yılın ardından..
285 Okunma.
25 Aralık 2021
'2022’ yılını karşılarken..
270 Okunma.
15 Aralık 2021
Gardı düşürmemek..!
283 Okunma.
13 Aralık 2021
Biz bunu nasıl becerdik.!?
261 Okunma.
03 Aralık 2021
Başkan Yılmaz, bu iddiaları önemsemeli..!
285 Okunma.
29 Kasım 2021
Mazeret bitti..!
280 Okunma.
23 Kasım 2021
Farkında mıyız..?
315 Okunma.
18 Kasım 2021
Zehirli dil..!
284 Okunma.
15 Kasım 2021
Onlar Başardı! Sıra Kimde!?..
266 Okunma.
Haber Yazılımı