Ozan Utku ARICAN Tarih boyunca aynı gerçekle yüzleşmek...
Yazı Detayı
22 Ağustos 2026 - Cumartesi 01:18 Bu yazı 118 kez okundu
 
Tarih boyunca aynı gerçekle yüzleşmek...
Ozan Utku ARICAN
oznn.utkk@gmail.com
 
 

 

Aylardır ülke gündemini meşgul eden olayları o kadar çok kanıksadık ki artık hiçbir haber bizi şaşırtmıyor. Terör, lejyoner tarikatlar-cemaatler, uluslararası örgütler, emperyalist ülkeler, ekonomik sıkıntılar, siyasal ve hukuksal bir çok olay derken, travmatik bir toplumun en bariz halini yaşadığımızı düşünüyorum. Adeta çırpınıyoruz! Nefes almaya hasretiz… Tabi bu duruma alıştık mı? Evet, travmalarımızla yaşamayı öğrendik. Bir şekilde yaşamak için her türlü yöntemi, yolu denemek zorundayız. Her açıdan bu ülkede yaşamak o kadar da kolay değil.  Her zaman bir şeylerin diyetini ve kahrını çekmeye, savaşmaya mecburuz.  Mezopotamya Erhan Afyoncu’nun da ifade ettiği gibi bir çok milletin, devletin yaşama mücadelesi verdiği ve dirayetini kaybedenlerin yok olup tarihin tozlu sayfalarına karıştığı bir yer.

 

Dirayetimizi kaybettiğimiz, bitti dediğimiz türlü badireler başımızdan geçti ülke olarak.

Örneğin Sevr…

Sevr belası gibi ülkenin emperyalist güçlerce paylaşılmasını, yağmalanmasını öngören bir projeyi, yırtıp atmayı başardık.

Üstüne bağımsızlığımızın ve varlığımızın tapusu olan Lozan’ı imzalattık.  Tarihten ilham ve ders çıkararak yaşananları düşününce, bunlar nasıl oldu, nasıl başarıldı diye sormaktan kendimi alamıyorum.

Eşine benzerine az rastlanır bir fedakarlık ve mücadelenin ürünü olduğu aşikar.

O yüzden hala hazmedilemiyor! Atatürk hala onların karşısında dimdik savaşıyor.

 

Yıllardır Türkiye’nin kendi bağımsızlığını sağlaması için dış güçlerin himaye ve yönlendirmesini engellemesi gerektiğinin altını çiziyoruz. Rahmetli Uğur Mumcu, Aziz Nesin, Sabahattin Ali, Rıfat Ilgaz, Muammer Aksoy, Behice Boran,  Nazım Hikmet, Necip Hablemitoğlu ve hemen yanı başımda babam Engin Arıcan gibi daha adını anmadığım bir çok büyük yazar, şair, gazeteci, fikir adamı, akademisyen bu konuda savaş verdiler. Bu savaş birilerine yaranmak, bir yerlerden para kazanmak, halkı kandırıp, planlarına ortak olmak için değil, ancak onların yaptığı gibi, onurlu ve şerefli şekilde, vatan ve millet için sürdürülmeli.

 

  Şunu görüyoruz; Her ne olursa olsun, Türkler savaşmak zorunda. Bu savaşta dışarıdan gelen şeylerin dışında, kendisiyle savaşmayı da başararak zafere ulaşabilir. Hangi döneme bakarsak bakalım bu da değişmez bir gerçek. Dışımızdaki düşmanlar kadar içimizdeki hainler en büyük sorunları meydana getiriyor. Hep kendi aramızda konuşurken şunu söylüyorum ‘Onlar yapmaları gerekeni yapıyorlar. Buna şaşırmıyorum. Sonuçta adamların dertleri bu, kartları okuyabiliyorsun. En büyük düşmanlar içimizdeki hainler. İşte onlar, türlü oyunlara alet olup, bize hainlik ettiklerinde en büyük silahları haline geliyor.’ Maalesef tarih boyunca bu gerçekle sürekli yüzleştiğimizi görüyorum. FETÖ gibi bir bela, bu ülkenin kılcal damarlarına kadar sızmaya çalışırken, bu tehlikeyi anlatan insanlar ne oyunlara, ne kumpaslara ve saldırılara maruz kalmıştı?! Kimisi bombalandı, kimisi suikaste kurban gitti, kimisi hapse düştü! Devlet vakti zamanı geldiğinde öyle ya da böyle, var olan tehlike karşısında millet ile beraber gerekli refleksi göstermeyi başardı. Bitti mi, tabi ki hayır? Bu konuyu ne zaman yeri geldiğinde anlatsam, 1945 yılından itibaren başlarım. 2000’lere kadar ne oldu, ne yaşandı, nasıl bu duruma gelindi, nasıl rahat hareket edebildiler? Bazen bağlantılar yakın dönemi kapsasa da Osmanlı kurulmadan önce zaten bu gibi casusluk faaliyetlerinin çok yaygın olduğundan bahsederim. Tarihimizin bu gibi örnekler için gayet geniş çaplı bilgilere ve önemli ayrıntılara sahip olduğunu düşünüyorum.  

 

  Velhasıl kelam uzun lafın kısası; uyanmak zorundayız. Bunun için okuyup anlamaya çalışmalı ve mücadele edebileceğimiz sahalarda aktif olmalıyız. Sadece bir grup  ya da bir siyasi zümre için değil, mesele vatandır ve  vatan için tarafız.  istesek de istemesek de, vatana ve millete bir borcumuz var. Üzerinde yaşadığımız bu toprak bir devrin kapanıp bir devrin başladığı yerse, hala vatan diyebiliyorsak, yeni bir devri başlatacak kudreti tarihte ve kendimizde bulmalıyız.

 

 En garibi de şu, sürekli aynı senaryolar yaşanıyor ve hala aynı yanlışlar yapılıyor. Bunu her gün düşündüğümüzü biliyorum. Demek ki hala içeride bunu destekleyen ve oynatan birileri var. O birileri hiç bitmedi ve bitmeyecek!

 

 İnanç ve umut iki önemli dayanağımız. Kimi zaman yok olur, kaybolduğunu zannederiz ama bir gün mutlaka ilk kıvılcımda yeniden alevlenir. Ben buna inanıyorum Belki bir köşede sessiz ve suskun izliyoruz ya da vazgeçmiş gibi görünüyoruz, ancak her zaman gözlerimizin arkasında savaşmaya devam ediyoruz.

 
Etiketler: Tarih, boyunca, aynı, gerçekle, yüzleşmek...,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
28 Eylül 2026
Türkiye’de Siyasi Yol Ayrımları ve Asıl Meselemiz
34 Okunma.
27 Nisan 2026
ÇIKAR MI DÜNYANIN ACISI Bİ’ ZEYTİNDEN?
364 Okunma.
24 Mart 2026
‘Biz Kuva-yı Milliyeciyiz oğlum’
329 Okunma.
31 Temmuz 2025
KUKLACI-SAHNE-OYUN
1063 Okunma.
16 Temmuz 2025
15 Temmuz - Neyi Niye Yazmaktan Korktunuz?
223 Okunma.
13 Temmuz 2025
KEMALİZM’DEN RAHATSIZ OLANLAR…
166 Okunma.
22 Mayıs 2025
ATA'NIN YOLU
213 Okunma.
04 Mart 2025
YOL HARİTASI
230 Okunma.
04 Şubat 2025
GÖKBÖRÜ
220 Okunma.
23 Ocak 2025
KARTALKAYA FACİASI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
221 Okunma.
19 Ocak 2025
DEPREM GERÇEĞİ VE SOSYOLOJİK DURGUNLUK
197 Okunma.
17 Ocak 2025
YILLAR ÖNCE YAZDIĞIM BİR YAZININ ANIMSATTIKLARI
203 Okunma.
12 Ocak 2025
SURİYE MESELESİNE NASIL BAKMALIYIZ?
209 Okunma.
16 Ekim 2024
BARIŞ- DEMOKRASİ – CUMHURİYET VE NEO-LİBERALİZM?
228 Okunma.
20 Nisan 2024
Türk Rönesansı: KÖY ENSTİTÜLERİ (1940-1954)
273 Okunma.
01 Nisan 2023
Türk Siyasi Zihniyeti Neden Çözüm Üretemiyor?
369 Okunma.
29 Mart 2023
TÜRKİYE'DE DOĞRU SİYASET HANGİ İLKELERE DAYANMALI?
313 Okunma.
25 Mart 2023
HAYAT BİZE NEYİ ÖĞRETEMEDİ?
287 Okunma.
25 Mart 2023
GERÇEĞİN IŞIĞINDAKİ BUKALEMUN
301 Okunma.
04 Şubat 2023
TARTIŞMA VE ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜ NİYE ÖNEMLİ?
401 Okunma.
30 Ocak 2023
GERÇEĞİN IŞIĞINDAKİ BUKALEMUN
293 Okunma.
21 Aralık 2022
ŞEREF VE İSTİKLÂL
303 Okunma.
12 Aralık 2022
İktisadi Krizler Tüketim Alışkanlıklarını Nasıl Etkiledi?
314 Okunma.
08 Aralık 2022
Anadolu ve Türkler
291 Okunma.
05 Aralık 2022
SİYASİ DURUŞ VE KİMLİK SORUNU
306 Okunma.
01 Ekim 2022
‘Türkiye, Türkiye’den Büyüktür’
329 Okunma.
01 Ekim 2022
KIVILCIM
299 Okunma.
30 Ağustos 2022
GAFLET-DALALET-HIYANET
340 Okunma.
29 Ağustos 2022
TOPLUMSAL ALZHEİMER
336 Okunma.
19 Temmuz 2022
TÜRKİYE'DE EĞİTİM ÜCRETSİZ Mİ?
348 Okunma.
19 Haziran 2022
ABD'NİN 'CAMBAZA BAK' OYUNU !
337 Okunma.
27 Mayıs 2022
FİYASKO: NEO-LİBERAL EKONOMİK-POLİTİKA
365 Okunma.
09 Mayıs 2022
AŞAĞILIK PSİKOLOJİSİ VE İNSANOĞLUNUN DEHLİZLERİ
357 Okunma.
06 Mayıs 2022
İNTERNETİN NATO'SU NE ANLAMA GELİYOR?
291 Okunma.
06 Mayıs 2022
TARİHTE BİR YOLCULUK.. (1)
314 Okunma.
06 Mayıs 2022
KÜLTÜREL DÖNÜŞÜM VE EĞİTİM
308 Okunma.
25 Mart 2022
BİR PULSUZ DÜŞÜNCE
343 Okunma.
25 Mart 2022
DOSTOYEVSKİ'den TOLSTOY'a...
351 Okunma.
25 Mart 2022
MABED
295 Okunma.
23 Mart 2022
ATATÜRK VE DEVRİM -2-
298 Okunma.
01 Mart 2022
BU GİDİŞLE...
366 Okunma.
01 Mart 2022
ATATÜRK VE DEVRİM -1-
294 Okunma.
15 Şubat 2022
CEPHANE
353 Okunma.
03 Şubat 2022
BELEDİYE, HALKLA İÇSELLEŞME VE HALKÇILIK
335 Okunma.
22 Ocak 2022
13
383 Okunma.
18 Ocak 2022
Endüstriyel Et Yığınları
310 Okunma.
07 Ocak 2022
Batıcılık ve Aşağılık Psikolojisi
354 Okunma.
28 Aralık 2021
Kapitalizm İçerisinde Şans Oyunu ve İnsana Dair..
347 Okunma.
12 Aralık 2021
GÖNLÜ YOL GÖSTERİCİ, ELİ ÖPÜLESİ İNCİLÂ ÖĞRETMEN
420 Okunma.
29 Kasım 2021
Çok Farklı Bir Gelecek..!
461 Okunma.
28 Kasım 2021
Çok Farklı Bir Gelecek..!
304 Okunma.
23 Kasım 2021
EFESLİ HERAKLEİTOS'A SELAM OLSUN
314 Okunma.
15 Kasım 2021
TAVUĞUN BACAĞI..!
320 Okunma.
10 Kasım 2021
Deve Kuşu Politikası
317 Okunma.
Haber Yazılımı