Ozan Utku ARICAN YOL HARİTASI
Yazı Detayı
04 Mart 2025 - Salı 13:17 Bu yazı 208 kez okundu
 
YOL HARİTASI
Ozan Utku ARICAN
oznn.utkk@gmail.com
 
 

 

YOL HARİTASI

 

   Türk milleti, tarihten bugüne belirli krizlerin ve sorunların içerisinden geçti. Bu süreçlerde ağır darbeler aldığımız, yok olmanın kıyısından geçtiğimiz olaylar yaşandı. Bunlardan sıyrılarak, kendimizi toparladık ve yolumuza devam ettik.  Tarihten aldığımız gücün bu kurtuluşta yadsınamaz bir etkisi var. Neticede insanlığın kabiliyeti budur. Yüzyıllardır edindiği tecrübeler sonucunda hayatta kalmayı başarmış tür olarak baskınlığını korumuştur. Bizler de çetin mücadelelerin içerisinden çıkmayı çok iyi biliyoruz.  Zorlandığımız, ümidimizi kestiğimiz dönemler ve olaylar yaşanmıyor mu? Elbette yaşanıyor. Ancak bu başarısızlığın ya da umutsuzluğun cenderesinden bir şekilde kurtuluyor, yolumuza devam edebiliyoruz.  Orta Asya, Anadolu, Balkanlar, Orta Doğu çemberlerinde hayatta kalıp, varlığımızı çok uzun yıllara yaymamız bize bunu net bir şekilde gösteriyor.

 

   Büyük Selçuklu Devleti’nin kurulmasından kısa bir süre sonra Anadolu’ya yerleşmeye başlayan Türkler, bölgeye tutunmaya çalıştı. Coğrafyayı ve kültürleri tanımaya başladı ve aradan geçen zamanda devlet ve beylikler kurarak mevcudiyetini güçlendirdi. Kimi zaman yok olmanın eşiğine kadar geldi. Birleştiğimiz ya da ayrıştığımız çok oldu. Hatta kendimize ettiğimiz düşmanlığı, düşmanlarımız bile kıskanarak izleyebilir. En büyük darbeyi en yakınlarımızdan aldık.  Bu süreçlerde kayıplarımız oldu. Kimi zaman toprak, kimi zaman  insan… Her devletin geçirdiği belli evreler vardır. Bizler bu konuda fazlasıyla deneyimliyiz. Bir şekilde yeniden diriliş geleneklerimize işlemiş gibi duruyor.  Bu bizim yol haritamızı da oluşturuyor. Başımızdan geçen bunca olay sonucunda edindiğimiz tecrübeler bize yol gösteriyor. O yüzden tarihi olmayan milletler, ancak var olanları örnek alarak yollarına devam eder. Kendini ve varlığının ne anlama geldiğini unutarak, yaşadığı çağın gerisinde kalanlar, tahtını başka devletlere kaptırır.

 

   Bizim yol haritamız, Anadolu ve Orta Doğu gibi çetin bir coğrafyada, hayatta kalarak varlığımızı sürdürebilmek. En temel ihtiyacımız bu.  Hayatta kalmanın yanında tarihsel misyonlarımız da var. Bölgemiz küresel açıdan kritik ve oyunun oynandığı en önemli yer. Yer altı ve yer üstü kaynaklarının yanında stratejik konum, ticaret yollarının ortasındayız. Ve tarihsel geçmişe bakıldığında Türklerin ve kurmuş oldukları çok milletli imparatorluğun toprakları. Başkenti dünyanın gözbebeği, İstanbul.  

  

O yüzden bu coğrafyada hayatta kalabilmek, varlığını ve etki’ni sürdürebilmek zor. Her zaman gelişmeli ve gücünüzü korumalısınız.  Devletler arası ilişkilere hakim, etki olarak baskın, millet olarak diri, gözünüz her zaman açık olmalı. Biliyoruz ki düşman uyumaz. En kötü senaryomuz da, tüm devletlerin birleşerek üstümüze geldiğini, bizleri parçalamak için Sevr ve Sykes-Picot gibi haritalar çizdikleri aklımızdan çıkmamalı.

 

   Türk milletinin en büyük güvencesi, kabiliyeti, et ve tırnak gibi olmanın yanında, ortak tarihine ve ayakta kalma içgüdüsüne duyduğu inançtır. Bu inanç tek bir millet olmanın gereğidir. Kimileri çok uzun yıllardır, milletlerin ayrıştırılmasından, parçalanmasından, mikro-milliyetçilikten bahsediyor. ‘Yeni Dünya Düzeni’, emperyalizmin ve sömürgeci anlayışların önümüze sundukları önemli bir parçalayıcı planın kendisidir. Mikro-milliyetler ise Lenin’e ve komünizme bir cevap olmanın yanında Wilson İlkeleri kapsamında yaratılmak istenen bir plandır. Osmanlı’ya bunu dayattılar. Hatta etki ajanlarıyla, casuslarla, içimize kadar girerek,  bunların tohumlarını ektiler. Tohumlarını ekmek yetmedi,  devşirme insanlarla bu faaliyetlerin başını çektiler. Yetmedi bizde bu tuzaklara düşenler oldu. Hala insan devşiriyorlar mı? Evet. Yeni mi? Hayır! Tarihten günümüze kadar, önce en yakınlarımızdan başladılar. Bizi hedef alanlar, tarihimize ve kültürlerimize hakim olanlardır. Bunun içerisinde din, çok müstesna bir yere sahiptir. Hadi canım sen de diyenlerimiz varsa en yakın örnek olarak FETÖ’ye bakabilir.  Tabi bitti mi bitmez, o bir paravandır. Bu operasyonları, örgütleri, kimler kuruyor, kimler finanse ediyor, onları da incelemek gerekiyor.

 

  Neo-liberalizmin (yeni bireyselcilik), dünyayı sarıp sarmaladığı bu dünyada, etkileşimsiz, temassız hayat fikrini korona virüsüyle bilinç altımıza korkuyla işlediler. İnsanı yönlendirmek değiştirmek istiyorsan, önce onu tanımalı sonra yönetmelisin. Psikanaliz bize bunun kullanılabilme kabiliyetini açıklayabiliyor. Bizlere oynanan oyunlar, planlar, saldırılar hiçbir zaman bitmeyecek. Her zaman masalarında, odalarında konuştukları ve hazırladıkları haritalar olacak. Bizler bireysel olarak mücadele etsek de, her daim rahatsız olunacak. İnsanları istedikleri şeylere yönlendirebilecekler, algılar oluşturabilecekler elbette. Ancak oyunu görenler her daim inandığı yolda savaşını verecek. Belki sesini çıkaracak belki de köşesinde sessizce izleyecek, ancak beyninde savaşı durmayacak. Bu gerçek bizim peşimizi bırakmayacak.

 

Ozan Utku ARICAN

Tarihçi/Yazar

 
Etiketler: YOL, HARİTASI,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Ağustos 2026
Tarih boyunca aynı gerçekle yüzleşmek...
59 Okunma.
27 Nisan 2026
ÇIKAR MI DÜNYANIN ACISI Bİ’ ZEYTİNDEN?
340 Okunma.
24 Mart 2026
‘Biz Kuva-yı Milliyeciyiz oğlum’
303 Okunma.
31 Temmuz 2025
KUKLACI-SAHNE-OYUN
1044 Okunma.
16 Temmuz 2025
15 Temmuz - Neyi Niye Yazmaktan Korktunuz?
201 Okunma.
13 Temmuz 2025
KEMALİZM’DEN RAHATSIZ OLANLAR…
145 Okunma.
22 Mayıs 2025
ATA'NIN YOLU
195 Okunma.
04 Şubat 2025
GÖKBÖRÜ
200 Okunma.
23 Ocak 2025
KARTALKAYA FACİASI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
199 Okunma.
19 Ocak 2025
DEPREM GERÇEĞİ VE SOSYOLOJİK DURGUNLUK
177 Okunma.
17 Ocak 2025
YILLAR ÖNCE YAZDIĞIM BİR YAZININ ANIMSATTIKLARI
181 Okunma.
12 Ocak 2025
SURİYE MESELESİNE NASIL BAKMALIYIZ?
189 Okunma.
16 Ekim 2024
BARIŞ- DEMOKRASİ – CUMHURİYET VE NEO-LİBERALİZM?
209 Okunma.
20 Nisan 2024
Türk Rönesansı: KÖY ENSTİTÜLERİ (1940-1954)
253 Okunma.
01 Nisan 2023
Türk Siyasi Zihniyeti Neden Çözüm Üretemiyor?
349 Okunma.
29 Mart 2023
TÜRKİYE'DE DOĞRU SİYASET HANGİ İLKELERE DAYANMALI?
290 Okunma.
25 Mart 2023
HAYAT BİZE NEYİ ÖĞRETEMEDİ?
271 Okunma.
25 Mart 2023
GERÇEĞİN IŞIĞINDAKİ BUKALEMUN
282 Okunma.
04 Şubat 2023
TARTIŞMA VE ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜ NİYE ÖNEMLİ?
380 Okunma.
30 Ocak 2023
GERÇEĞİN IŞIĞINDAKİ BUKALEMUN
273 Okunma.
21 Aralık 2022
ŞEREF VE İSTİKLÂL
285 Okunma.
12 Aralık 2022
İktisadi Krizler Tüketim Alışkanlıklarını Nasıl Etkiledi?
293 Okunma.
08 Aralık 2022
Anadolu ve Türkler
270 Okunma.
05 Aralık 2022
SİYASİ DURUŞ VE KİMLİK SORUNU
285 Okunma.
01 Ekim 2022
‘Türkiye, Türkiye’den Büyüktür’
307 Okunma.
01 Ekim 2022
KIVILCIM
281 Okunma.
30 Ağustos 2022
GAFLET-DALALET-HIYANET
320 Okunma.
29 Ağustos 2022
TOPLUMSAL ALZHEİMER
313 Okunma.
19 Temmuz 2022
TÜRKİYE'DE EĞİTİM ÜCRETSİZ Mİ?
329 Okunma.
19 Haziran 2022
ABD'NİN 'CAMBAZA BAK' OYUNU !
313 Okunma.
27 Mayıs 2022
FİYASKO: NEO-LİBERAL EKONOMİK-POLİTİKA
341 Okunma.
09 Mayıs 2022
AŞAĞILIK PSİKOLOJİSİ VE İNSANOĞLUNUN DEHLİZLERİ
336 Okunma.
06 Mayıs 2022
İNTERNETİN NATO'SU NE ANLAMA GELİYOR?
272 Okunma.
06 Mayıs 2022
TARİHTE BİR YOLCULUK.. (1)
293 Okunma.
06 Mayıs 2022
KÜLTÜREL DÖNÜŞÜM VE EĞİTİM
287 Okunma.
25 Mart 2022
BİR PULSUZ DÜŞÜNCE
322 Okunma.
25 Mart 2022
DOSTOYEVSKİ'den TOLSTOY'a...
331 Okunma.
25 Mart 2022
MABED
274 Okunma.
23 Mart 2022
ATATÜRK VE DEVRİM -2-
280 Okunma.
01 Mart 2022
BU GİDİŞLE...
345 Okunma.
01 Mart 2022
ATATÜRK VE DEVRİM -1-
280 Okunma.
15 Şubat 2022
CEPHANE
332 Okunma.
03 Şubat 2022
BELEDİYE, HALKLA İÇSELLEŞME VE HALKÇILIK
313 Okunma.
22 Ocak 2022
13
360 Okunma.
18 Ocak 2022
Endüstriyel Et Yığınları
291 Okunma.
07 Ocak 2022
Batıcılık ve Aşağılık Psikolojisi
333 Okunma.
28 Aralık 2021
Kapitalizm İçerisinde Şans Oyunu ve İnsana Dair..
327 Okunma.
12 Aralık 2021
GÖNLÜ YOL GÖSTERİCİ, ELİ ÖPÜLESİ İNCİLÂ ÖĞRETMEN
404 Okunma.
29 Kasım 2021
Çok Farklı Bir Gelecek..!
435 Okunma.
28 Kasım 2021
Çok Farklı Bir Gelecek..!
289 Okunma.
23 Kasım 2021
EFESLİ HERAKLEİTOS'A SELAM OLSUN
297 Okunma.
15 Kasım 2021
TAVUĞUN BACAĞI..!
303 Okunma.
10 Kasım 2021
Deve Kuşu Politikası
299 Okunma.
Haber Yazılımı